İman esasları, bir Müslümanın inanması gereken temel inanç esaslarını ifade eder. Bunlar İslam'ın temelini oluşturur ve her Müslümanın bu esaslara kalben inanması ve dil ile ikrar etmesi gerekir. İman esasları altı tanedir.
Allah'a iman, tüm iman esaslarının temelidir. Allah'ın varlığına, birliğine, eşi ve benzeri olmadığına inanmak demektir. Allah'ın 99 ismi (Esma-ül Hüsna) vardır ve her biri O'nun bir özelliğini ifade eder. Örneğin, Er-Rahman (çok merhametli), Er-Rahim (çok şefkatli), El-Alim (her şeyi bilen) gibi.
Melekler, Allah'ın nurdan yarattığı, gözle görülmeyen varlıklardır. Sürekli olarak Allah'ı tesbih ederler ve O'nun emirlerini yerine getirirler. Cebrail (vahiy meleği), Mikail (doğa olaylarından sorumlu), Azrail (can alma meleği) ve İsrafil (kıyamet günü sur'a üfleyecek melek) en bilinen meleklerdendir.
Allah, insanlara doğru yolu göstermek için peygamberler aracılığıyla kitaplar göndermiştir. Bu kitaplar Tevrat (Hz. Musa'ya), Zebur (Hz. Davud'a), İncil (Hz. İsa'ya) ve Kur'an-ı Kerim (Hz. Muhammed'e)dir. Müslümanlar, bu kitapların hepsinin Allah tarafından gönderildiğine inanır, ancak Kur'an-ı Kerim'in son ve en mükemmel kitap olduğuna ve diğer kitaplardaki bazı hükümlerin Kur'an ile değiştirildiğine inanırlar.
Peygamberler, Allah tarafından seçilmiş ve insanlara gönderilmiş elçilerdir. İnsanları Allah'a davet ederler, onlara doğru yolu gösterirler ve örnek davranışlar sergilerler. İlk peygamber Hz. Adem, son peygamber ise Hz. Muhammed'dir. Müslümanlar, tüm peygamberlere saygı duyarlar ve onların Allah'ın elçileri olduğuna inanırlar.
Ahiret, ölümden sonraki hayattır. Kıyamet günü, insanların diriltilip hesap vereceği, iyilik ve kötülüklerinin tartılacağı, cennet veya cehenneme gidecekleri bir süreçtir. Ahirete iman, insanları iyi davranışlara yöneltir ve kötü davranışlardan uzaklaştırır.
Kader, Allah'ın her şeyi önceden bilmesi ve takdir etmesidir. Kaza ise, kaderde belirlenen şeylerin zamanı geldiğinde gerçekleşmesidir. Kader ve kazaya iman, insanları tevekküle yöneltir, yani Allah'a güvenmeye ve O'na sığınmaya teşvik eder. Ancak bu, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İnsan, kendi iradesiyle seçimler yapar ve bu seçimlerin sonuçlarından sorumludur.