Şiirdeki her bir satıra dize denir. Dizeler, şiirin yapı taşlarıdır.
Örnek:
"Ben bir küçük serçeyim,
Uçarım gökyüzünde."
Dizelerin bir araya gelerek oluşturduğu anlamlı bütünlere nazım birimi denir. En çok kullanılan nazım birimleri şunlardır:
Şiirdeki dizelerdeki hece sayısına hece ölçüsü denir. Dizelerdeki hece sayıları eşitse, o şiirde bir ölçü vardır diyebiliriz.
Örnek:
"Gü-zel (2 hece) gün-ler (2 hece) gö-re-ce-ğiz (4 hece)
Gü-neş (2 hece) do-ğa-cak (3 hece) ü-ze-ri-mi-ze (5 hece)"
Yukarıdaki dizelerde hece sayıları eşit olmadığı için burada bir ölçüden bahsedemeyiz.
Şiirde ahengi sağlamak için kullanılan ses benzerliklerine uyak (kafiye) denir. Dizelerin sonunda tekrar eden aynı anlamdaki kelime veya eklere ise redif denir.
Örnek:
"Evim barkım bağım var,
Gül açınca çağım var."
Bu dizelerde "var" kelimeleri rediftir. "Bağım" ve "çağım" kelimelerindeki "-ağım" kısımları ise uyaktır.
Şiiri daha güzel ve akılda kalıcı hale getiren unsurlara ahenk unsurları denir. Uyak ve redifin yanı sıra, aliterasyon (ünsüz tekrarı) ve asonans (ünlü tekrarı) da ahenk unsurlarıdır.
Şiirin dış yapısına (dize sayısı, ölçüsü, uyak düzeni vb.) nazım şekli denir. Şiirin konusuna ve içeriğine ise nazım türü denir. Örneğin, lirik şiirler aşk, sevgi gibi duygusal konuları işlerken, epik şiirler kahramanlıkları anlatır.
Unutmayın, şiirler sadece kelimelerle değil, aynı zamanda biçimleriyle de konuşur!