Klasik koşullanma, hepimizin bildiği gibi, ünlü bilim insanı Ivan Pavlov tarafından keşfedilmiş bir öğrenme yöntemidir. Basitçe anlatmak gerekirse, klasik koşullanma, doğal bir uyarıcı ile nötr bir uyarıcının eşleştirilmesi sonucu, nötr uyarıcının da doğal uyarıcının tepkisini ortaya çıkarmasıdır.
Koşulsuz uyarıcı, organizmada doğal ve kendiliğinden bir tepki oluşturan uyarıcıdır. Öğrenme sürecinden önce de tepkiyi ortaya çıkarır.
Koşulsuz tepki, koşulsuz uyarıcıya karşı gösterilen doğal ve öğrenilmemiş tepkidir. Refleksif bir davranıştır.
Koşullu uyarıcı, başlangıçta nötr olan, ancak koşulsuz uyarıcı ile eşleştirildikten sonra koşullu tepkiyi ortaya çıkaran uyarıcıdır. Öğrenme sürecinden sonra anlam kazanır.
Koşullu tepki, koşullu uyarıcıya karşı öğrenilmiş olan tepkidir. Koşulsuz tepkiye benzer, ancak koşullu uyarıcı tarafından tetiklenir.
Koşullu uyarıcının (zil sesi) koşulsuz uyarıcı (yemek) olmadan tekrar tekrar verilmesi durumunda, koşullu tepkinin (salya salgılama) azalması ve sonunda ortadan kalkmasıdır.
Sönme gerçekleştikten sonra bir süre beklenirse, koşullu tepkinin kendiliğinden tekrar ortaya çıkmasıdır. Ancak bu tepki, ilk öğrenildiği kadar güçlü olmayacaktır.
Koşullu uyarıcıya benzer uyarıcılara da aynı tepkinin verilmesidir. Örneğin, farklı tonlardaki zil seslerine de salya salgılamak.
Sadece belirli bir koşullu uyarıcıya tepki verilmesi, diğer benzer uyarıcılara tepki verilmemesidir. Örneğin, sadece belirli bir tondaki zil sesine salya salgılamak.
Umarım bu bilgiler, klasik koşullanmayı anlamanıza yardımcı olmuştur! Başarılar dilerim!