Cem Sultan Olayı, Osmanlı İmparatorluğu'nun 15. yüzyılın sonlarında karşılaştığı en karmaşık ve uzun süreli dış politika sorunlarından biridir. Fatih Sultan Mehmet'in ölümünden sonra tahta geçen II. Bayezid'e karşı taht mücadelesi veren kardeşi Cem Sultan'ın Avrupa'ya sığınması, Osmanlı diplomasisini derinden etkilemiştir. Bu olay, hem Osmanlı'nın Batı ile ilişkilerini şekillendirmiş, hem de iç politikasına yansımaları olmuştur.
Cem Sultan'ın taht mücadelesini kaybettikten sonra önce Memlük Devleti'ne, ardından da Rodos Şövalyeleri'ne sığınması, Osmanlı için büyük bir sorun teşkil etmiştir. Rodos Şövalyeleri, Cem Sultan'ı bir siyasi rehine olarak kullanarak Osmanlı'ya karşı pazarlık yapma imkanı elde etmişlerdir. Daha sonra Cem Sultan'ın Fransa'ya ve ardından da Papalık Devleti'ne teslim edilmesi, olayın uluslararası boyutunu daha da artırmıştır.
Cem Sultan Olayı'nın Osmanlı dış politikası üzerindeki etkileri çok yönlü olmuştur:
Cem Sultan Olayı, Osmanlı İmparatorluğu'nun dış politikasını uzun yıllar boyunca etkilemiş ve Osmanlı diplomasisinin karmaşıklığını gözler önüne sermiştir. Olay, Osmanlı'nın Avrupa ile ilişkilerinde güvensizlik ve ihtiyatlılık ilkesinin benimsenmesine neden olmuş, aynı zamanda Osmanlı'nın diplomatik yeteneklerini sergileme fırsatı sunmuştur. Cem Sultan'ın ölümüyle bu sorun ortadan kalkmış olsa da, olayın Osmanlı dış politikası üzerindeki etkileri uzun süre devam etmiştir.