Cumhurbaşkanlığı makamı, devletin en üst temsil yetkisini taşıyan ve önemli yetkilere sahip bir organdır. Ancak, çeşitli nedenlerle cumhurbaşkanının görevini geçici olarak yerine getirememesi durumu ortaya çıkabilir. Bu durum, anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır ve belirli bir süreç dahilinde ilerler.
Bu gibi durumlarda, cumhurbaşkanının görevden ayrılması süreci kendiliğinden başlamaz. Cumhurbaşkanının durumu, ilgili makamlarca (örneğin, doktor raporuyla) tespit edilir ve görevden ayrılma gerekliliği ortaya konulur.
Anayasa'nın 106. maddesi, cumhurbaşkanının geçici olarak görevden ayrılması durumunda yetkilerinin kime devredileceğini açıkça belirtir: "Cumhurbaşkanı hastalık veya yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrıldığında, görevine dönünceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı vekâlet eder."
Cumhurbaşkanının geçici görevden ayrılması sürecinde, devletin sürekliliğinin ve istikrarının sağlanması esastır. Bu nedenle, yetki devri mekanizması açık ve net bir şekilde belirlenmiştir. TBMM'nin rolü ve denetimi, sürecin anayasal çerçevede yürütülmesini ve herhangi bir yetki boşluğunun oluşmasını engellemeyi amaçlar.
Sonuç olarak, cumhurbaşkanının geçici görevden ayrılması, anayasal düzenlemelerle titizlikle belirlenmiş bir süreçtir. TBMM'nin rolü ve denetimi, bu sürecin şeffaf ve hukuka uygun bir şekilde işlemesini sağlayarak, devletin istikrarını korur.