Kanunsuz emir, açıkça hukuka aykırı olan ve bu nedenle uyulması zorunlu olmayan bir emirdir. Bir memurun veya askerin, üstünden aldığı emrin hukuka açıkça aykırı olduğunu anlamasına rağmen bu emri yerine getirmesi durumunda, emri veren kadar kendisi de sorumluluktan kurtulamaz.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 137. maddesi, kamu görevlilerine kanunsuz emre itaat etmeme hakkı tanır. Bu maddeye göre:
"Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz."
Türk Ceza Kanunu (TCK) da kanunsuz emir konusunu düzenler. TCK'nın 24. maddesine göre:
"(1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, şekil ve şartları kanunda gösterilen bir emri yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez; aksi takdirde hem emri veren hem de emri yerine getiren sorumlu olur."
Bir polis memuruna, gözaltına alınan bir şüpheliye işkence yapması emredilirse, bu emir açıkça kanunsuzdur. İşkence, insanlık onuruna aykırı ve suçtur. Polis memuru bu emre itaat etmemeli ve durumu derhal yetkililere bildirmelidir.
Bir askere, savunmasız sivillere ateş açması emredilirse, bu emir savaş hukukuna ve insan haklarına aykırıdır. Asker, bu emre itaat etmemeli ve emri veren komutanı uyarmalıdır.
Kanunsuz emir, hukuk devletinin temel ilkelerinden olan hukuka bağlılık ilkesinin bir gereğidir. Herkes, hukuka aykırı emirlere karşı direnme hakkına sahiptir ve bu hakkın kullanılması, hukuk düzeninin korunması açısından büyük önem taşır.