Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu için bir dönüm noktasıydı. İtilaf Devletleri'nin dayattığı bu antlaşma, ülkenin toprak bütünlüğünü tehdit eden birçok madde içeriyordu. Bu maddelerden en çok tartışılanlardan biri de, Doğu Anadolu'daki altı vilayeti (Vilayet-i Sitte) ilgilendiren 24. maddeydi.
Vilayet-i Sitte, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan altı ili kapsayan bir terimdi. Bu iller:
Antlaşmanın bu kritik maddesi şu hükmü içeriyordu:
"İtilaf Devletleri, Vilayet-i Sitte'de (Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) herhangi bir karışıklık çıkması halinde, bu vilayetlerin herhangi bir kısmını işgal etme hakkını haizdir."
Bu madde, İtilaf Devletleri'ne, bölgede herhangi bir huzursuzluk bahanesiyle doğrudan müdahale etme ve toprakları işgal etme yetkisi veriyordu. Osmanlı hükümeti için bu durum, ülkenin egemenliğinin açıkça ihlali anlamına geliyordu.
24. madde, İtilaf Devletleri tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır. Ancak genel olarak şu amaçları taşıdığı düşünülmektedir:
Türk tarafı, 24. maddeye şiddetle karşı çıkmıştır. Bu madde, Türk halkı tarafından ülkenin parçalanmasına yönelik bir tehdit olarak algılanmış ve büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Milli Mücadele hareketi, bu ve benzeri maddelere karşı direnişi örgütleyerek ülkenin bağımsızlığını savunmuştur.
Sonuç olarak, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 24. maddesi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşanan siyasi ve askeri karmaşanın önemli bir göstergesi olmuştur. Bu madde, İtilaf Devletleri'nin bölgedeki emellerini açıkça ortaya koymuş ve Türk halkının bağımsızlık mücadelesini daha da alevlendirmiştir.