Türk halk edebiyatı, yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan zengin bir sözlü kültür mirasına sahiptir. Bu mirasın en önemli parçalarından olan ninni, ağıt ve tekerlemeler, hem gündelik hayatın bir parçası hem de duyguların en samimi ifadesi olmuştur. Gelin bu üç önemli türü daha yakından tanıyalım.
Ninni, bebekleri ve küçük çocukları uyutmak için söylenen, genellikle anneler tarafından seslendirilen bir türküdür. Bu tür, hem bir müzik formu hem de şiir türü olarak kabul edilir.
Örnek Ninni: "Dandini dandini danalı bebek / Elleri kolları kınalı bebek / Benim de yavrum cicili bebek / Uyusun da büyüsün ninni"
Ağıt, ölen bir kişinin ardından duyulan üzüntüyü, acıyı ve kaybı ifade eden, genellikle kadınlar tarafından söylenen bir türküdür. Türk kültüründe ölüm ve yas ritüellerinin önemli bir parçasıdır.
Örnek Ağıt: "Kalktı göç eyledi Avşar illeri / Ağlattı durdu dağların selleri" (Dadaloğlu)
Tekerleme, genellikle masalların, hikayelerin veya oyunların başında söylenen, kafiyeli, ölçülü, genellikle anlamdan çok ses uyumuna dayalı sözlerdir. Çocuk oyunlarında ve geleneksel tiyatroda sıkça kullanılır.
Örnek Tekerleme: "Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış"
Bu üç tür de Türk halk edebiyatının sözlü geleneğinin önemli parçalarıdır. Hepsi belirli bir amaç için oluşturulmuş, halkın duygu ve düşüncelerini yansıtan ürünlerdir. Ancak:
Bu üç tür, Türk kültürünün zenginliğini ve duygu dünyasının derinliğini gösteren önemli edebi miraslarımızdır. Günümüzde hala varlığını sürdüren bu türler, modern edebiyat ve müzikte de kendine yer bulmaya devam etmektedir.