? Tanzimat 2. Dönem Dil Özellikleri
Tanzimat Edebiyatı'nın ikinci dönemi (1876-1896), siyasi baskıların arttığı, sanatçıların daha içe dönük eserler verdiği bir dönemdir. Bu durum, dil ve üslup özelliklerine de yansımıştır. İşte Tanzimat 2. Dönem dil özelliklerine dair bilmeniz gerekenler:
- ✍️ Ağırlaşan Dil: Tanzimat'ın ilk döneminde görülen sadeleşme çabası, bu dönemde yerini daha ağır ve süslü bir dile bırakmıştır.
- ?? Fransızca Etkisi: Fransızca kelime ve tamlamalar daha sık kullanılmıştır. Bu durum, özellikle roman ve tiyatro eserlerinde belirgindir.
- ? Eski Edebiyat İzleri: Divan edebiyatı nazım şekilleri ve estetik anlayışı kısmen devam etmiştir. Gazel, kaside gibi türlerde eserler verilmeye devam edilmiştir.
- ?️ Sanat İçin Sanat Anlayışı: Toplumsal fayda amacı geri plana itilmiş, estetik kaygılar ön plana çıkmıştır. Bu durum, dilin daha özenli ve süslü kullanılmasına yol açmıştır.
- ✒️ Bireysel Temalar: Aşk, ölüm, yalnızlık gibi bireysel temalar işlenirken, dil de bu duyguları ifade etmeye uygun bir şekilde kullanılmıştır.
? Edebi Terimler Sözlüğü'nden Seçmeler
- ? İstiare: Bir kavramı, benzerlik ilgisi kurarak başka bir kavramla anlatma sanatıdır. Tanzimat 2. Dönem sanatçıları, istiareleri sıklıkla kullanmışlardır.
- ? Teşbih: Benzetme sanatıdır. İki farklı şeyi, ortak bir özellik üzerinden birbirine benzetmektir. Örneğin, "Saçları gece gibi siyahtı" cümlesi bir teşbihtir.
- ?️ Seci: Düz yazıda, cümle sonlarında yapılan uyaklara denir. Tanzimat 2. Dönem yazarlarının bazıları, seci sanatına önem vermişlerdir.
? Örnek Metin İncelemesi
Dönemin önemli yazarlarından birinin eserinden kısa bir bölüm:
"Ey dil-i nâlânım, bu derd-i derûnuma derman bulunmaz mı? Bu şeb-i yeldâda, feryâdım âsumâna yükselmez mi?"
Bu örnekte görüldüğü gibi, dil oldukça ağırdır ve Arapça-Farsça kelimeler yoğundur. "Dil-i nâlânım" (ağlayan gönlüm), "derd-i derûnum" (içimdeki dert), "şeb-i yeldâ" (en uzun gece) gibi tamlamalar, dönemin dil anlayışını yansıtmaktadır.