Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) feshi konusu, Türk siyasi tarihinde ve hukuk literatüründe sıkça tartışılan bir konudur. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte, bu tartışmalar daha da önem kazanmıştır. Anayasa'nın ilgili maddeleri ve Yüksek Mahkeme kararları ışığında, TBMM'nin feshi yetkisinin Cumhurbaşkanı'na ait olup olmadığı hukuki açıdan incelenmelidir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda TBMM'nin feshi konusuna doğrudan değinen bir madde bulunmamaktadır. Ancak, Anayasa'nın 116. maddesi, Cumhurbaşkanı'na seçimlerin yenilenmesi yetkisi vermektedir. Bu maddeye göre:
Bu madde, Cumhurbaşkanı'na tanınan seçimleri yenileme yetkisinin, TBMM'nin feshi anlamına gelip gelmediği sorusunu gündeme getirmektedir.
Hukukçular arasında, Cumhurbaşkanı'nın seçimleri yenileme yetkisinin TBMM'nin feshi anlamına gelip gelmediği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır:
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bu konuda doğrudan bir kararı bulunmamaktadır. Ancak, AYM'nin geçmiş kararlarında, kuvvetler ayrılığı ilkesi ve Anayasa'nın temel ilkeleri vurgulanmıştır. Bu ilkeler çerçevesinde, Cumhurbaşkanı'na tanınan yetkilerin sınırları çizilmiştir. AYM'nin olası bir başvuruda, seçimlerin yenilenmesi yetkisinin, TBMM'nin varlığını ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmaması gerektiğine karar verebileceği düşünülmektedir.
TBMM'nin feshi konusundaki tartışmalar, Anayasa'nın yorumlanması ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin uygulanması açısından büyük önem taşımaktadır. Mevcut Anayasa'da açıkça bir fesih yetkisi tanımlanmamış olsa da, Cumhurbaşkanı'nın seçimleri yenileme yetkisinin dolaylı olarak TBMM'nin feshine yol açabileceği yönünde görüşler bulunmaktadır. Bu konudaki nihai karar, Anayasa Mahkemesi'nin olası bir başvurusu üzerine vereceği kararla netleşecektir.