Uruk-hai, Orta Dünya'nın karanlık dehlizlerinde, Saruman'ın acımasız deneyleriyle yaratılan, savaşmak için doğmuş bir ırktır. Ne insan ne de ork olan bu melez yaratıklar, fiziksel güçleri, dayanıklılıkları ve disiplinleriyle bilinirler. Peki, Uruk-hai'yi bu kadar ölümcül yapan neydi? Cevap, Saruman'ın stratejik vizyonunda ve Uruk-hai'nin savaş taktiklerinde gizli.
Uruk-hai savaş taktikleri, düşmanı ezmek üzerine kuruluydu. İşte bu taktiklerin temel unsurları:
Miğfer Dibi Muharebesi, Uruk-hai savaş taktiklerinin en iyi örneğini sergilediği bir olaydı. Bu muharebede, Uruk-hai ordusu, Rohan'ın Miğfer Dibi'ndeki kalesine saldırdı. Uruk-hai, kaleyi kuşatarak, surları aşmak için mancınıklar ve patlayıcılar kullandı. Ayrıca, tırmanma kancaları ve merdivenler kullanarak surlara tırmanmaya çalıştılar. Rohan askerleri kahramanca direndi, ancak Uruk-hai'nin ezici gücü ve disiplini karşısında sonunda yenildiler.
Uruk-hai, Orta Dünya tarihinde önemli bir rol oynamış olsa da, nihai olarak yenildiler. Bunun nedeni, onların doğuştan gelen bir kusurlarıydı: Aşk ve merhamet duygularından yoksun olmaları. Uruk-hai, sadece savaşmak için yaratılmıştı ve bu da onları insanlığın değerlerine yabancılaştırıyordu. Sonuç olarak, Uruk-hai, Orta Dünya'nın özgür halkları tarafından yok edildi.