Sevgili öğrenciler, bu soruda bir şairin kullandığı söz sanatını bulmamız isteniyor. Dizeyi dikkatlice inceleyelim ve seçenekleri tek tek değerlendirelim.
- Dizeyi Anlayalım: "Güneş, altın bir tepsiye benzeyen denize gömüldü" dizesinde, batmakta olan güneşin görüntüsü, denizin üzerinde parlayan altın bir tepsiye benzetiliyor. Burada iki farklı varlık arasında bir benzerlik kurulduğunu görüyoruz: Güneş ve altın tepsi.
- A) Teşhis (Kişileştirme): Teşhis, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özellikler verme sanatıdır. Örneğin, "Rüzgar fısıldıyordu" dizesinde rüzgar kişileştirilmiştir. Bizim dizemizde güneşe insana ait bir özellik verilmemiştir, sadece bir nesneye benzetilmiştir. Bu yüzden A seçeneği doğru değildir.
- B) İntak (Konuşturma): İntak, insan dışındaki varlıkları konuşturma sanatıdır. Teşhis sanatının bir alt dalıdır. Örneğin, "Ağaç dile geldi ve 'Beni kesmeyin!' dedi." dizesinde ağaç konuşturulmuştur. Bizim dizemizde güneş konuşmamaktadır. Bu yüzden B seçeneği doğru değildir.
- C) Teşbih (Benzetme): Teşbih, iki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak benzerlik kurma sanatıdır. Genellikle "gibi", "sanki", "adeta", "tıpkı", "benzeyen" gibi benzetme edatları kullanılır. Dizemizde "Güneş", "altın bir tepsiye" benzetilmiştir ve bu benzetme "benzeyen" kelimesiyle açıkça ifade edilmiştir. Güneş (benzeyen), altın tepsi (benzetilen) ve "benzeyen" (benzetme edatı) unsurları bir aradadır. Bu, teşbih sanatının tam karşılığıdır.
- D) Mübalağa (Abartma): Mübalağa, bir durumu veya olayı olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük gösterme sanatıdır. Örneğin, "Bir ah çeksem dağı taşı eritir" dizesinde abartma vardır. Bizim dizemizde güneşin batışı abartılmamış, sadece estetik bir benzetmeyle anlatılmıştır. Bu yüzden D seçeneği doğru değildir.
Yukarıdaki açıklamalara göre, şairin "Güneş, altın bir tepsiye benzeyen denize gömüldü" dizesinde kullandığı söz sanatı, iki farklı varlık arasında benzerlik kurduğu için teşbih sanatıdır.
Cevap C seçeneğidir.