Böbreklerdeki geri emilim süreci, vücudun su, elektrolit ve besin dengesini korumak için hayati öneme sahiptir. Şimdi verilen ifadeleri tek tek inceleyelim:
- I. Proksimal tübülde geri emilim en yüksek düzeydedir
- Bu ifade doğrudur. Nefronun proksimal tübülü, süzülen suyun, sodyumun, klorun, potasyumun, bikarbonatın, glikozun ve amino asitlerin büyük bir kısmının (%65-80'i) geri emildiği ana bölümdür. Bu nedenle, geri emilimin en yoğun ve kapsamlı olduğu yer proksimal tübüldür.
- II. Glikozun tamamı proksimal tübülde geri emilir
- Bu ifade doğrudur. Sağlıklı bir bireyde, böbreklerden süzülen glikozun %100'ü, proksimal tübüldeki özel taşıyıcı proteinler (SGLT ve GLUT) aracılığıyla aktif olarak geri emilir. Bu sayede idrarda glikoz bulunmaz. Ancak, kan glikoz seviyesi çok yükseldiğinde (örneğin diyabet hastalarında), taşıyıcı proteinlerin kapasitesi aşılır ve glikoz idrara geçebilir. Normal fizyolojik koşullar altında, glikozun tamamı proksimal tübülde geri emilir.
- III. Su geri emilimi sadece pasif difüzyonla gerçekleşir
- Bu ifade yanlıştır. Su geri emilimi, ozmoz adı verilen pasif bir süreçle gerçekleşir. Yani su, ozmotik gradyan boyunca, yüksek su konsantrasyonundan düşük su konsantrasyonuna doğru hareket eder. Ancak, bu ozmotik gradyanın oluşumu, sodyum gibi çözünen maddelerin aktif taşıma ile geri emilmesi sonucunda meydana gelir. Dolayısıyla, suyun kendisi pasif olarak hareket etse de, bu pasif hareketin altında yatan itici güç, çözünen maddelerin aktif taşınmasıdır. Bu nedenle, "sadece pasif difüzyonla gerçekleşir" ifadesi, sürecin tamamını kapsayıcı değildir çünkü aktif taşıma da dolaylı olarak su geri emiliminde rol oynar.
Yukarıdaki analizlere göre, I ve II numaralı ifadeler doğru, III numaralı ifade ise yanlıştır.
Cevap B seçeneğidir.