Güneş, sabahın erken saatlerinde ufukta yavaşça gözlerini açtı. Bulutlar onun etrafında dans ediyor, kuşlar onu selamlıyordu. Yeryüzüne ilk ışınlarını gönderirken, çiğ taneleri inciler gibi parlıyordu.
Bu parçada aşağıdaki edebî sanatlardan hangisi kullanılmıştır?
Bu soruda, verilen metin parçasında hangi edebî sanatın kullanıldığını bulmamız isteniyor. Edebî sanatları ve metni adım adım inceleyelim:
Metin, sabahın erken saatlerinde Güneş'in doğuşunu, bulutları, kuşları ve çiğ tanelerini betimlemektedir. Bu betimlemelerde bazı varlıklara insana özgü özellikler veya eylemler yüklenmiştir.
Güneş'in "gözlerini açması" ifadesi, insana özgü bir eylemdir. Güneş'e insan özelliği verilmiştir. Bu bir Teşhis (Kişileştirme) örneğidir.
Bulutların "dans etmesi" ifadesi de insana özgü bir eylemdir. Bulutlara insan özelliği verilmiştir. Bu da bir Teşhis (Kişileştirme) örneğidir.
Kuşların "selamlaması" ifadesi, insana özgü bir davranıştır. Kuşlara insan özelliği verilmiştir. Bu da bir Teşhis (Kişileştirme) örneğidir.
Çiğ tanelerinin "inciler gibi" parlaması, çiğ tanelerini incilere benzetme durumudur. Burada "gibi" edatıyla benzetme yapıldığı için bu bir Teşbih (Benzetme) örneğidir.
Metinde birden fazla edebî sanat bulunsa da (özellikle teşhis ve teşbih), Güneş'in gözlerini açması, bulutların dans etmesi ve kuşların selamlaması gibi ifadelerle Teşhis (Kişileştirme) sanatı çok belirgin ve yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Seçenekler arasında en baskın ve metnin genel atmosferini oluşturan sanat Teşhis'tir.
İntak sanatı yoktur çünkü hiçbir varlık konuşturulmamıştır. Mübalağa sanatı da yoktur çünkü abartılı bir ifade kullanılmamıştır.
Cevap A seçeneğidir.