Thomas Hobbes'un 'Leviathan' eserinde insan doğası nasıl tanımlanır?
Merhaba sevgili öğrenciler!
Thomas Hobbes'un 'Leviathan' eseri, siyaset felsefesinin en önemli metinlerinden biridir ve insan doğasına dair derinlemesine bir bakış açısı sunar. Bu soruyu adım adım inceleyelim:
Thomas Hobbes, 17. yüzyıl İngiliz filozofudur. En bilinen eseri olan 'Leviathan', devletin ve toplumun neden var olması gerektiğini, insanların devletsiz bir ortamda nasıl yaşayacağını ve güçlü bir merkezi otoritenin (devletin) gerekliliğini tartışır. Hobbes'un tüm bu argümanlarının temelinde, insan doğasına dair belirli bir anlayış yatar.
Hobbes'a göre insanlar doğaları gereği bencil varlıklardır. Kendi çıkarlarını, hayatta kalmalarını ve güçlerini artırmayı her şeyin üzerinde tutarlar. İnsanlar arasında sürekli bir rekabet, güvensizlik ve şan şöhret arayışı vardır. Herkes kendi çıkarı peşinde koştuğu için, başkalarıyla çatışmaya girmeye meyillidirler.
Hobbes, eğer bir devlet veya merkezi bir otorite olmasaydı, insanların "doğa durumu" adı verilen bir ortamda yaşayacağını öne sürer. Bu durumda, her birey kendi çıkarı için hareket eder ve kimse güvende değildir. Hobbes bu durumu meşhur "herkesin herkese karşı savaşı" (bellum omnium contra omnes) olarak tanımlar. Bu ortamda hayat "yalnız, yoksul, nahoş, vahşi ve kısa" olacaktır. Bu durumun temel nedeni, insanların bencil ve savaşçı doğasıdır.
Bu nedenle, Thomas Hobbes'un 'Leviathan' eserinde insan doğası 'bencil ve savaşçı' olarak tanımlanır.
Cevap B seçeneğidir.