Merhaba sevgili öğrenciler!
Bu soruda, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş aşamasında önemli bir yer tutan Duyun-u Umumiye'nin kaldırılmasının hangi antlaşma ile gerçekleştiğini bulacağız. Gelin, bu önemli konuyu adım adım inceleyelim:
- Duyun-u Umumiye Nedir?
Öncelikle, "Duyun-u Umumiye" teriminin ne anlama geldiğini hatırlayalım. Duyun-u Umumiye, Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını ödeyememesi üzerine, alacaklı Avrupalı devletler tarafından 1881 yılında kurulan "Osmanlı Borçları Genel İdaresi" anlamına gelir. Bu kurum, Osmanlı Devleti'nin bazı gelirlerine (tuz, tütün, ipek, balıkçılık, damga vergisi gibi) doğrudan el koyarak borçları tahsil ediyordu. Duyun-u Umumiye'nin varlığı, Osmanlı Devleti'nin ekonomik bağımsızlığını ciddi şekilde kısıtlayan, egemenlik haklarına gölge düşüren bir durumdu.
- Türkiye Cumhuriyeti'nin Hedefi: Tam Bağımsızlık
Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve yeni Türk devletinin en temel hedeflerinden biri, siyasi, askeri ve ekonomik alanlarda tam bağımsızlığı sağlamaktı. Duyun-u Umumiye gibi kurumların varlığı, bu ekonomik bağımsızlığa aykırıydı ve mutlaka ortadan kaldırılması gerekiyordu.
- Antlaşmaları İnceleyelim:
- A) Lozan Antlaşması: 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı'nın siyasi ve diplomatik zaferini tescil eden, yeni Türk devletinin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan çok kapsamlı bir antlaşmadır. Bu antlaşma ile kapitülasyonlar tamamen kaldırılmış, azınlıklar, Boğazlar gibi birçok önemli sorun çözüme kavuşturulmuştur. Ekonomik bağımsızlık da Lozan'ın temel taşlarından biriydi. İşte bu antlaşma ile Duyun-u Umumiye'nin varlığına son verilmiş, Osmanlı borçları yeni Türk devletinin ve Osmanlı'dan ayrılan diğer devletlerin sorumluluğuna paylaştırılmıştır. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik bağımsızlığını kazanmasında devrim niteliğinde bir adımdır.
- B) Ankara Antlaşması: 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransa arasında imzalanan bu antlaşma, Güney sınırlarımızı (Hatay hariç) belirlemiş ve Fransa'nın Anadolu'daki işgaline son vermiştir. Duyun-u Umumiye'nin kaldırılmasıyla doğrudan bir ilgisi yoktur.
- C) Mudanya Ateşkes Antlaşması: 1922 yılında imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı'nın sıcak çatışma dönemini sona erdiren ve Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar'ın savaş yapılmadan Türkiye'ye devredilmesini sağlayan bir ateşkes antlaşmasıdır. Siyasi ve ekonomik bağımsızlık konularını değil, askeri durumu ve işgallerin sonlandırılmasını ele almıştır.
- D) Sevr Antlaşması: 1920 yılında Osmanlı Devleti'ne dayatılan, ancak Türk milleti tarafından asla kabul edilmeyen ve uygulanmayan bir antlaşmadır. Bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin topraklarını parçalamayı ve egemenliğini tamamen kısıtlamayı hedefliyordu. Duyun-u Umumiye'yi kaldırmak yerine, Osmanlı'nın ekonomik bağımsızlığını daha da sınırlayan maddeler içeriyordu.
- Sonuç:
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, Duyun-u Umumiye'nin kaldırılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin tam bağımsızlığını simgeleyen ve ekonomik egemenliğini sağlayan en önemli adımlardan biriydi. Bu adım, Lozan Barış Antlaşması ile atılmıştır.
Cevap A seçeneğidir.