Bu soru, Carl Rogers'ın kişi merkezli terapi yaklaşımının temel kavramlarından birini hedeflemektedir. Rogers'a göre, terapinin etkili olabilmesi için terapistin danışana karşı belirli tutumlar sergilemesi gerekir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Empati: Empati, terapistin danışanın duygularını ve deneyimlerini sanki kendi duygularıymış gibi anlaması, ancak kendi duygularıyla karıştırmadan bu anlayışı danışana iletmesidir. Yani, danışanın dünyasını onun gözünden görme çabasıdır. Bu önemli bir kavram olsa da, "koşulsuz kabul ve saygı" tanımına doğrudan uymamaktadır.
- B) Uyum (Congruence/Genuineness): Uyum, terapistin terapi sürecinde içten, samimi ve şeffaf olması anlamına gelir. Terapistin hissettiği ile ifade ettiği arasında bir tutarlılık olmasıdır. Bu da Rogers'ın önemli bir koşulu olmakla birlikte, sorudaki tanımı karşılamaz.
- C) Koşulsuz olumlu saygı (Unconditional Positive Regard): Bu kavram, terapistin danışanı, ne yaparsa yapsın, ne düşünürse düşünsün, bir insan olarak olduğu gibi, yargılamadan, koşulsuz bir şekilde kabul etmesi ve ona değer vermesidir. Terapist, danışanın davranışlarını onaylamasa bile, danışanın bir birey olarak değerini ve potansiyelini koşulsuz olarak kabul eder. Soru metnindeki "terapistin danışana karşı koşulsuz kabul ve saygı göstermesi" ifadesi, tam olarak bu kavramı tanımlamaktadır.
- D) Öz saygı (Self-regard/Self-esteem): Öz saygı, kişinin kendine duyduğu saygı ve değerdir. Bu, danışanın kendi iç dünyasıyla ilgili bir kavramdır ve terapistin danışana karşı sergilediği bir tutumdan ziyade, danışanın terapi sürecinde geliştirmesi hedeflenen bir özelliktir. Dolayısıyla, sorudaki tanıma uymamaktadır.
Rogers'ın kişi merkezli terapisinin üç temel koşulu; empati, uyum ve koşulsuz olumlu saygıdır. Soru, bu üç temel koşuldan "koşulsuz kabul ve saygı" kısmını doğrudan sormaktadır ve bu da "Koşulsuz olumlu saygı" kavramıyla birebir örtüşmektedir.
Cevap C seçeneğidir.