Misak-ı Milli belgesi, hangi antlaşmanın hükümlerine karşı çıkmıştır?
A) Lozan Antlaşması
B) Mondros Ateşkes Antlaşması
C) Sevr Antlaşması
D) Ankara Antlaşması
Bu soruyu çözmek için öncelikle Misak-ı Milli belgesinin ne anlama geldiğini ve hangi dönemde ortaya çıktığını hatırlayalım. Ardından seçeneklerdeki antlaşmaların içeriklerini gözden geçirerek Misak-ı Milli'nin ruhuna en aykırı olanı bulalım.
- Misak-ı Milli (Ulusal Ant): 28 Ocak 1920'de son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen ve Türk Kurtuluş Savaşı'nın temel hedeflerini belirleyen bir belgedir. Bu belge, Türk milletinin bağımsızlık, toprak bütünlüğü ve kendi kaderini tayin etme konusundaki vazgeçilmez haklarını ilan etmiştir. Misak-ı Milli'nin temel ilkeleri arasında, işgal altındaki Türk topraklarının kurtarılması, azınlık haklarının karşılıklılık esasına göre tanınması, İstanbul'un ve Boğazlar'ın güvenliğinin sağlanması gibi maddeler yer almaktaydı.
- A) Lozan Antlaşması: 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ve Misak-ı Milli ilkeleri doğrultusunda büyük ölçüde başarıya ulaşmış bir barış antlaşmasıdır. Dolayısıyla Misak-ı Milli, Lozan Antlaşması'nın hükümlerine karşı çıkmamış, aksine onun gerçekleşmesini hedeflemiştir.
- B) Mondros Ateşkes Antlaşması: 1918 yılında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan çekilmesini sağlayan ve İtilaf Devletleri'ne Osmanlı topraklarını işgal etme hakkı veren bir ateşkestir. Misak-ı Milli, Mondros'un getirdiği işgallere ve bağımsızlık karşıtı duruma bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Ancak Mondros bir barış antlaşması değil, bir ateşkestir. Misak-ı Milli'nin doğrudan karşı çıktığı, Mondros'un ardından dayatılmak istenen barış antlaşmasının hükümleridir.
- C) Sevr Antlaşması: 10 Ağustos 1920'de Osmanlı Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'ni tamamen parçalamayı, Türk topraklarını işgal etmeyi, bağımsız bir Ermenistan ve Kürdistan kurmayı öngören, Osmanlı'ya çok küçük bir toprak parçası bırakan son derece ağır bir barış antlaşmasıydı. Bu antlaşma, Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğü taleplerini içeren Misak-ı Milli ilkeleriyle tamamen çelişmekteydi. Türk Kurtuluş Savaşı'nın temel amacı, Sevr Antlaşması'nın hükümlerini reddetmek ve Misak-ı Milli'yi gerçekleştirmekti. Bu nedenle Misak-ı Milli, Sevr Antlaşması'nın hükümlerine kesinlikle karşı çıkmıştır.
- D) Ankara Antlaşması: 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransa arasında imzalanan Ankara Antlaşması, Güney Cephesi'ndeki savaşı sona erdiren ve Türkiye'nin güney sınırlarını belirleyen bir antlaşmadır. Bu antlaşma, Misak-ı Milli hedefleri doğrultusunda kazanılmış bir diplomatik başarıdır. Dolayısıyla Misak-ı Milli, Ankara Antlaşması'nın hükümlerine karşı çıkmamıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Misak-ı Milli belgesi, Türk milletinin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü hiçe sayan, Osmanlı Devleti'ni parçalamayı amaçlayan Sevr Antlaşması'nın hükümlerine karşı çıkmıştır.
Cevap C seçeneğidir.