Tarım Devrimi'nin ardından artan nüfus ve yerleşik yaşam, Eski Çağ medeniyetlerinde yeni sosyal yapıların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu sosyal yapıların oluşumunda aşağıdakilerden hangisinin etkisi daha azdır?
A) İş bölümünün belirginleşmesi
B) Toplumsal sınıfların oluşması
C) Yönetici ve din adamı zümrelerinin ortaya çıkması
D) Kent devletlerinin kurulması
E) Her bireyin eşit statüye sahip olması
Merhaba sevgili öğrenciler!
Bu soruda, Tarım Devrimi sonrası artan nüfus ve yerleşik yaşamın Eski Çağ medeniyetlerinde ortaya çıkardığı yeni sosyal yapıların oluşumunda hangi faktörün etkisinin daha az olduğunu bulmamız isteniyor. Hadi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) İş bölümünün belirginleşmesi: Tarım Devrimi ile birlikte insanlar yerleşik hayata geçti ve gıda üretimi arttı. Artan gıda fazlası sayesinde herkesin tarımla uğraşmasına gerek kalmadı. Bazı insanlar zanaatkâr, asker, din adamı veya yönetici gibi farklı mesleklere yöneldi. Bu durum, toplum içinde farklı görev ve sorumlulukların ortaya çıkmasına, yani iş bölümünün belirginleşmesine neden oldu. İş bölümü, karmaşık sosyal yapıların temelini oluşturur. Dolayısıyla etkisi oldukça fazladır.
- B) Toplumsal sınıfların oluşması: İş bölümünün belirginleşmesi, bazı mesleklerin daha fazla güç, zenginlik veya prestij kazanmasına yol açtı. Örneğin, toprağı kontrol edenler, dini ritüelleri yönetenler veya orduyu komuta edenler zamanla toplumun üst tabakalarını oluşturdu. Bu durum, yönetenler ve yönetilenler, zenginler ve fakirler gibi farklı toplumsal sınıfların ortaya çıkmasına neden oldu. Toplumsal sınıflar, yeni sosyal yapıların en belirgin özelliklerinden biridir. Dolayısıyla etkisi oldukça fazladır.
- C) Yönetici ve din adamı zümrelerinin ortaya çıkması: Büyük ve kalabalık yerleşim yerlerinin yönetilmesi, düzenin sağlanması ve ortak kararlar alınması için bir yönetici sınıfına ihtiyaç duyuldu. Aynı şekilde, doğa olaylarını açıklama, toplumsal kuralları belirleme ve insanları bir araya getirme gibi işlevleri üstlenen din adamları da önemli bir zümre haline geldi. Bu zümreler, toplumda özel bir statüye ve güce sahip olarak yeni sosyal yapıların oluşumunda kilit rol oynadılar. Dolayısıyla etkisi oldukça fazladır.
- D) Kent devletlerinin kurulması: Artan nüfus ve yerleşik yaşam, küçük köylerin zamanla büyüyerek şehirlere dönüşmesine yol açtı. Bu şehirler, kendi yönetimlerine sahip, çevresindeki tarım alanlarını da içine alan bağımsız siyasi birimler, yani kent devletleri haline geldi. Kent devletleri, karmaşık sosyal yapıların içinde geliştiği ve bu yapıları daha da pekiştirdiği bir çerçeve sundu. Yönetim, hukuk, ordu gibi kurumlar kent devletleri içinde gelişti. Dolayısıyla etkisi oldukça fazladır.
- E) Her bireyin eşit statüye sahip olması: Tarım Devrimi sonrası ortaya çıkan yeni sosyal yapılar, tam aksine, eşitsizlik üzerine kuruluydu. İş bölümü, toplumsal sınıflar, yönetici ve din adamı zümreleri gibi unsurlar, bireyler arasında statü, güç ve zenginlik açısından farklılıklar yaratmıştır. Eski Çağ medeniyetlerinde kölelik, soyluluk, rahiplik gibi farklı statüler yaygındı ve bireyler eşit değildi. Dolayısıyla, her bireyin eşit statüye sahip olması, bu yeni sosyal yapıların oluşumunda etkili bir faktör olmamış, aksine bu yapıların doğasına aykırı bir durumdur. Bu nedenle etkisi en az olan seçenektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Tarım Devrimi sonrası ortaya çıkan yeni sosyal yapıların oluşumunda her bireyin eşit statüye sahip olmasının etkisi diğerlerine göre çok daha azdır, hatta bu durumun tam tersi bir gelişme yaşanmıştır.
Cevap E seçeneğidir.