Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte "ulusal egemenlik" ilkesinin hayata geçirilmesi aşağıdaki gelişmelerden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
A) İstanbul Hükümeti'nin yetkilerinin tamamen tanınması.
B) Halkın temsilcileri aracılığıyla kendi kendini yönetme hakkının kullanılması.
C) İtilaf Devletleri'nin işgallere son vermesi.
D) Saltanatın güçlendirilmesi.
Sevgili öğrenciler,
Bu soruyu doğru bir şekilde çözebilmek için öncelikle "ulusal egemenlik" kavramının ne anlama geldiğini ve Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) açılışının bu kavramla nasıl bir ilişki içinde olduğunu anlamamız gerekiyor.
- Ulusal Egemenlik Nedir?
Ulusal egemenlik, bir devletin yönetim gücünün ve yetkisinin doğrudan millete ait olması, yani halkın kendi kendini yönetme hakkına sahip olması demektir. Bu ilke, yönetimde tek bir kişinin (padişah, kral vb.) veya zümrenin değil, milletin iradesinin esas alınmasını ifade eder.
- Büyük Millet Meclisi'nin Açılışı ve Önemi:
Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı döneminde, İstanbul Hükümeti'nin işgal güçlerinin etkisi altında kalması ve ülkenin içinde bulunduğu zor durum karşısında, Anadolu'da halkın temsilcileri tarafından oluşturulmuş bir meclistir. Bu meclis, milletin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin merkezi haline gelmiştir.
- Seçenekleri Değerlendirelim:
- A) İstanbul Hükümeti'nin yetkilerinin tamamen tanınması: Bu seçenek, ulusal egemenlik ilkesiyle çelişir. BMM, İstanbul Hükümeti'nin yetkilerini tanımak yerine, milletin gerçek temsilcisi olarak kendi yetkisini ilan etmiştir. Amaç, İstanbul Hükümeti'nin değil, milletin iradesini hakim kılmaktır.
- B) Halkın temsilcileri aracılığıyla kendi kendini yönetme hakkının kullanılması: İşte bu seçenek, ulusal egemenlik ilkesinin doğrudan hayata geçirilmesidir. Büyük Millet Meclisi, halkın çeşitli bölgelerden seçtiği veya gönderdiği temsilcilerden oluşuyordu. Bu temsilciler aracılığıyla millet, kendi adına kararlar alıyor, yasalar çıkarıyor ve ülkeyi yönetiyordu. Bu durum, "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinin somut bir göstergesidir.
- C) İtilaf Devletleri'nin işgallere son vermesi: İşgallere son vermek, BMM'nin en önemli hedeflerinden biriydi. Ancak bu, ulusal egemenliğin hayata geçirilmesinin bir sonucu veya amacıdır, doğrudan kendisi değildir. Ulusal egemenlik, yönetimin kimde olduğuyla ilgilidir, işgalin sona ermesiyle değil.
- D) Saltanatın güçlendirilmesi: Saltanat, gücün babadan oğula geçtiği, tek kişinin egemen olduğu bir yönetim biçimidir. Ulusal egemenlik ise gücün millete ait olmasını savunur. Dolayısıyla, BMM'nin açılması saltanatın güçlendirilmesi değil, aksine zamanla saltanatın kaldırılmasına giden sürecin başlangıcı olmuştur.
Sonuç olarak, Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte ulusal egemenlik ilkesinin hayata geçirilmesi, halkın kendi temsilcileri aracılığıyla kendi kendini yönetme hakkını kullanmaya başlamasıyla doğrudan ilişkilidir.
Cevap B seçeneğidir.