🎓 11. sınıf edebiyat 1. dönem 1. yazılı 8. senaryo Test 1 - Ders Notu
Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 11. sınıf edebiyat 1. dönem 1. yazılı sınavında karşınıza çıkabilecek Divan Edebiyatı, Tanzimat, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati dönemlerinin temel özelliklerini ve dil bilgisi konularından fiilimsileri sade bir dille özetlemektedir.
📌 Divan Edebiyatı'na Genel Bakış
Divan Edebiyatı, 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Osmanlı coğrafyasında, genellikle yüksek zümreye hitap eden, belirli kurallara bağlı bir edebiyat geleneğidir.
- Dili: Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü, sanatlı ve ağırdır.
- Nazım Birimi: Genellikle beyit (iki dize) kullanılır. Nadiren dörtlük de görülür.
- Ölçü: Aruz ölçüsü kullanılır.
- Konu: Aşk, şarap, sevgili, din, tasavvuf, övgü (methiye) gibi soyut ve evrensel temalar işlenir.
- Anlayış: "Sanat için sanat" anlayışı benimsenmiştir. Duygular ve düşünceler mazmunlar (kalıplaşmış benzetmeler) aracılığıyla ifade edilir.
- Sanatçılar: Şiirlerinde mahlas (takma ad) kullanırlar.
💡 İpucu: Divan Edebiyatı'nda "parça güzelliği" önemlidir. Her beyit kendi içinde bir bütünlük taşır.
📌 Tanzimat Edebiyatı (1860-1896)
Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devleti'nde Batılılaşma hareketlerinin edebiyata yansımasıdır. İki döneme ayrılır.
- Genel Özellikler:
- Batı edebiyatından etkilenmeler başlar (roman, tiyatro, makale gibi yeni türler).
- "Sanat toplum içindir" anlayışı ön plandadır.
- Vatan, millet, hürriyet, adalet gibi kavramlar şiire ve nesire girer.
- Dilin sadeleşmesi hedeflense de tam olarak başarılamaz.
- Divan Edebiyatı nazım biçimleri kullanılmaya devam ederken, içerik değişir.
- 1. Dönem (Sanat Toplum İçin):
- Toplumsal konulara ağırlık verilir.
- Sanatçılar: Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi.
- 2. Dönem (Sanat Sanat İçin):
- Bireysel konulara, aşk, doğa, karamsarlık gibi temalara yönelme görülür.
- Dil daha ağırlaşır.
- Sanatçılar: Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazade Sezai.
⚠️ Dikkat: Tanzimat'ın 1. dönemi toplumsal, 2. dönemi bireysel konulara daha çok eğilmiştir. Bu ayrım önemlidir!
📌 Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide) (1896-1901)
Tanzimat'ın ikinci döneminin devamı niteliğinde, Batı etkisinin daha da arttığı bir dönemdir. "Sanat için sanat" anlayışı hakimdir.
- Dili: Çok ağır, süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır. Arapça ve Farsça tamlamalarla doludur.
- Konular: Aşk, doğa, karamsarlık, hayal kırıklığı, melankoli gibi bireysel temalar işlenir. Toplumdan uzaklaşma vardır.
- Nazım Biçimleri: Batı'dan alınan sone, terzarima gibi nazım biçimleri denenir. Serbest müstezat geliştirilir.
- Ölçü: Aruz ölçüsü kullanılır.
- Temsilcileri: Tevfik Fikret (şiir), Cenap Şahabettin (şiir), Halit Ziya Uşaklıgil (roman), Mehmet Rauf (roman).
💡 İpucu: Servet-i Fünun dönemi romanları teknik açıdan Türk edebiyatının Batılı anlamda ilk başarılı örnekleridir.
📌 Fecr-i Ati Edebiyatı (1909-1912)
Türk edebiyatında ilk edebi bildiri (beyanname) yayımlayan topluluktur. Servet-i Fünun'a tepki olarak doğsa da, ondan çok farklı bir yol izleyememiştir.
- Sloganları: "Sanat şahsi ve muhteremdir" (Sanat kişisel ve saygıdeğerdir).
- Dili: Servet-i Fünun'dan daha sade bir dil kullanmayı hedefleseler de, yine ağır ve süslü bir dil kullanmışlardır.
- Konular: Aşk, doğa, ölüm, karamsarlık gibi bireysel konulara ağırlık vermişlerdir.
- Temsilcileri: Ahmet Haşim (topluluğun en önemli ve tek kalıcı şairidir), Emin Bülent, Tahsin Nahit.
⚠️ Dikkat: Fecr-i Ati, Servet-i Fünun'dan sonra ortaya çıkmasına rağmen, sanatsal olarak büyük bir yenilik getirememiştir ve kısa ömürlü olmuştur.
📝 Fiilimsiler (Eylemsiler)
Fiilimsiler, fiillerden türeyen ancak fiil özelliğini kaybedip cümlede isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen sözcüklerdir. Fiiller gibi kip ve kişi eki almazlar, olumsuzluk eki alabilirler.
- 1. İsim-fiiller (Mastar):
- Fiillere "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek oluşturulur.
- Cümlede isim görevi görürler.
- Örnek: "Kitap okumak en sevdiğim şeydir." ("okumak" isim-fiil)
- Örnek: "Onun gülüşü içimi ısıttı." ("gülüşü" isim-fiil)
- 2. Sıfat-fiiller (Ortaç):
- Fiillere "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri getirilerek oluşturulur. (Kodlama: Anası mezar dikecekmiş)
- Cümlede sıfat görevi görürler veya adlaşmış sıfat olarak kullanılırlar.
- Örnek: "Koşan çocuk düştü." ("koşan" sıfat-fiil, "çocuk" ismini niteler)
- Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." ("gelecek" sıfat-fiil, "günler" ismini niteler)
- Örnek: "Tanıdıklar geldi." ("tanıdıklar" adlaşmış sıfat-fiil)
- 3. Zarf-fiiller (Bağ-fiil, Ulaç):
- Fiillere "-ken, -alı, -esiye, -meden, -ince, -ip, -arak, -dıkça, -r...mez, -casına" gibi ekler getirilerek oluşturulur.
- Cümlede zarf görevi görürler (fiili veya fiilimsiyi durum, zaman vb. yönünden nitelerler).
- Örnek: "Gülerken düştü." ("gülerken" zarf-fiil, "düştü" fiilini zaman yönünden niteler)
- Örnek: "Kitabı okuyup geri verdi." ("okuyup" zarf-fiil, "verdi" fiilini durum yönünden niteler)
⚠️ Dikkat: Bazı fiilimsi ekleri zamanla kalıcı isim (ad) oluşturabilir. Bu kelimeler artık fiilimsi değildir. (Örn: Çakmak, dolma, dondurma, kazma)
💡 İpucu: Fiilimsileri bulurken, kelimenin kökünün fiil olmasına ve aldığı ekin fiilimsi eki olmasına dikkat edin. Olumsuzluk eki (-me, -ma) alabiliyorlarsa fiilimsi olma ihtimalleri yüksektir (kalıcı isimler almaz).