Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet'in kabulünden önceki Türk edebiyatının genel özelliklerinden biri değildir?
A) Sözlü edebiyat ürünlerinin ağırlıkta olması
B) Hece ölçüsünün kullanılması
C) Yarım uyak ve redifin kullanılması
D) Arapça ve Farsça kelimelerin yoğun olarak kullanılması
E) Doğa sevgisinin işlenmesi
Merhaba sevgili öğrenciler! Bu soruyu adım adım inceleyerek doğru cevabı bulalım:
- A) Sözlü edebiyat ürünlerinin ağırlıkta olması: İslamiyet öncesi Türk edebiyatı, yazı henüz yaygınlaşmadığı için büyük ölçüde sözlü geleneğe dayanıyordu. Destanlar, şiirler, atasözleri nesilden nesile aktarılıyordu. Bu nedenle, sözlü edebiyat ürünlerinin ağırlıkta olması bu dönemin belirgin bir özelliğidir.
- B) Hece ölçüsünün kullanılması: Türkler, İslamiyet öncesinde şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmışlardır. Hece ölçüsü, kelimelerdeki hece sayısına göre düzenlenir ve Türk dilinin yapısına çok uygundur.
- C) Yarım uyak ve redifin kullanılması: İslamiyet öncesi Türk şiirinde yarım uyak ve redif kullanılmıştır. Uyak ve redif, şiirde ahengi sağlayan unsurlardır.
- D) Arapça ve Farsça kelimelerin yoğun olarak kullanılması: Arapça ve Farsça kelimeler, İslamiyet'in kabulünden sonra Türk edebiyatına girmeye başlamıştır. İslamiyet öncesi dönemde bu dillerin etkisi henüz çok azdır. Bu dönemde daha çok Türkçe kelimeler kullanılmıştır.
- E) Doğa sevgisinin işlenmesi: İslamiyet öncesi Türk edebiyatında doğa sevgisi önemli bir yer tutar. Türkler, doğayla iç içe bir yaşam sürdükleri için şiirlerinde ve destanlarında doğayı sıkça işlemişlerdir.
Gördüğümüz gibi, Arapça ve Farsça kelimelerin yoğun olarak kullanılması İslamiyet öncesi Türk edebiyatının bir özelliği değildir. Bu özellik, İslamiyet'in kabulünden sonraki dönemde ortaya çıkmıştır.
Cevap D seçeneğidir.