🎓 11. sınıf tarih 1. dönem 2. yazılı meb örnek sorular ve cevapları Test 1 - Ders Notu
Bu ders notu, 11. sınıf tarih 1. dönem 2. yazılı sınavında karşılaşabileceğiniz ana konuları özetlemektedir. Temel olarak 20. yüzyıl başlarındaki Osmanlı Devleti'nin durumu, I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı ve önemli kongreler üzerinde durulacaktır.
📌 20. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti ve Dünya
20. yüzyılın başları, Osmanlı Devleti için hem içerde hem dışarda büyük sorunların yaşandığı bir dönemdi. Avrupa'daki güç dengeleri ve milliyetçilik akımları devleti derinden etkiliyordu.
- Trablusgarp Savaşı (1911-1912): İtalya'nın sömürgecilik amacıyla Osmanlı toprağı olan Trablusgarp'a saldırmasıyla başladı. Osmanlı Devleti, karadan asker gönderemediği için Mustafa Kemal ve Enver Paşa gibi subaylar gönüllü olarak bölgeye giderek yerel halkı örgütledi. Ancak Balkan Savaşları'nın başlamasıyla Osmanlı, Uşi Antlaşması ile Trablusgarp ve Bingazi'yi İtalya'ya bırakmak zorunda kaldı.
- Balkan Savaşları (1912-1913): Milliyetçilik akımının etkisiyle Balkan devletleri (Sırbistan, Karadağ, Yunanistan, Bulgaristan) Osmanlı'ya karşı birleşti.
- I. Balkan Savaşı: Osmanlı Devleti dört cephede birden savaşmak zorunda kaldı ve ağır bir yenilgi aldı. Edirne dahil birçok toprak kaybedildi.
- II. Balkan Savaşı: Bulgaristan'ın fazla toprak almasına diğer Balkan devletlerinin tepki göstermesiyle başladı. Osmanlı Devleti bu karışıklıktan faydalanarak Edirne ve Kırklareli'ni geri aldı.
- Sonuçları: Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki hakimiyeti büyük ölçüde sona erdi. Türkçülük akımı güçlendi. Ordu içinde siyasetin zararları anlaşıldı.
💡 İpucu: Balkan Savaşları, Osmanlı'nın askeri ve siyasi zayıflığını açıkça gösterdi ve I. Dünya Savaşı'na giden süreçte önemli bir rol oynadı.
📌 I. Dünya Savaşı (1914-1918)
Dünya tarihinin en büyük savaşlarından biri olan I. Dünya Savaşı, imparatorlukların sonunu getirirken yeni devletlerin kurulmasına zemin hazırladı.
- Genel Nedenleri:
- Sömürgecilik Yarışı: Sanayileşen devletlerin hammadde ve pazar arayışı.
- Milliyetçilik Akımı: Çok uluslu imparatorlukları parçalayan ve ulus devlet kurma isteği.
- Silahlanma Yarışı: Devletler arası askeri rekabet.
- Bloklaşmalar: İtilaf (İngiltere, Fransa, Rusya) ve İttifak (Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya - sonradan taraf değiştirdi) Devletleri.
- Özel Nedenleri: Almanya ile İngiltere arasındaki ekonomik rekabet, Fransa'nın Almanya'dan Alsas-Loren bölgesini geri alma isteği, Rusya'nın sıcak denizlere inme politikası (Panslavizm).
- Savaşın Başlaması: Avusturya-Macaristan veliahdının Saraybosna'da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesiyle savaş başladı.
- Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girişi:
- İttihat ve Terakki yöneticilerinin Almanya yanlısı olması.
- Kaybedilen toprakları geri alma umudu.
- Kapitülasyonlar ve dış borçlardan kurtulma isteği.
- Almanya'nın Osmanlı'yı kendi yanında savaşa çekerek cepheleri genişletme ve yükünü hafifletme amacı.
Goeben ve Breslau gemilerinin (Yavuz ve Midilli) Karadeniz'de Rus limanlarını bombalamasıyla Osmanlı fiilen savaşa girdi.
- Osmanlı Cepheleri:
- Taarruz (Saldırı) Cepheleri: Kafkas Cephesi, Kanal (Süveyş) Cephesi.
- Savunma Cepheleri: Çanakkale Cephesi, Irak Cephesi, Hicaz-Yemen Cephesi, Suriye-Filistin Cephesi.
- Yardım Cepheleri: Galiçya, Makedonya, Romanya (Müttefiklere yardım için).
- Savaşın Sonuçları: İtilaf Devletleri kazandı. Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Almanya ve Rus Çarlığı gibi imparatorluklar yıkıldı. Yeni devletler kuruldu (Polonya, Çekoslovakya, Yugoslavya vb.). Milletler Cemiyeti kuruldu. Ağır barış antlaşmaları (Versay, Saint-Germain, Neuilly, Trianon, Sevr) II. Dünya Savaşı'nın zeminini hazırladı.
⚠️ Dikkat: Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle birlikte savaş geniş bir alana yayıldı ve İtilaf Devletleri'nin işi zorlaştı. Özellikle Çanakkale Cephesi, savaşın seyrini etkileyen önemli bir zaferdir.
📌 Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ve İşgaller
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan çekilmek zorunda kaldığı ve topraklarının işgaline zemin hazırlayan ağır bir antlaşmadır.
- Önemli Maddeleri:
- 7. Madde: İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum karşısında herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekti. (En tehlikeli maddedir, işgallere hukuki zemin hazırladı.)
- 24. Madde: Doğu Anadolu'daki altı ilde (Vilayet-i Sitte: Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebilecekti. (Doğu'da bir Ermeni devleti kurma amacı.)
- Osmanlı ordusu terhis edilecek, silahları toplanacak, donanması İtilaf Devletleri'nin kontrolüne geçecekti.
- Boğazlar İtilaf Devletleri'nin kontrolüne bırakılacaktı.
- Tüneller, demiryolları, telgraf ve haberleşme hatları İtilaf Devletleri'nin denetimine geçecekti.
- Sonuçları: Osmanlı Devleti fiilen sona erdi. Anadolu toprakları işgal edilmeye başlandı. Türk milleti işgallere karşı Kuva-yi Milliye direnişini başlattı.
💡 İpucu: Mondros'un 7. maddesi, Anadolu'daki işgallerin kılıfı olmuştur. Bu madde, İtilaf Devletleri'ne sınırsız işgal yetkisi vermiştir.
📌 İşgallere Karşı Tepkiler: Cemiyetler ve Kuva-yi Milliye
Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası başlayan işgallere karşı Türk halkı farklı tepkiler göstermiştir.
- Cemiyetler:
- Yararlı (Milli) Cemiyetler: İşgallere karşı direniş gösteren, ulusal bilinci uyandırmaya çalışan cemiyetlerdir. Bölgesel nitelikte kurulmuşlar ancak zamanla ulusal birliği sağlamaya çalışmışlardır (Örn: Redd-i İlhak Cemiyeti, Kilikyalılar Cemiyeti, Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti).
- Zararlı (Azınlık ve Milli Varlığa Düşman) Cemiyetler:
- Azınlık Cemiyetleri: Büyük devletlerin desteğiyle kendi bağımsız devletlerini kurmayı amaçlamışlardır (Örn: Mavri Mira, Pontus Rum Cemiyeti, Hınçak ve Taşnak Cemiyetleri).
- Milli Varlığa Düşman Cemiyetler: Türkler tarafından kurulmuş olup, kurtuluşu farklı yollarda aramışlardır (Örn: İngiliz Muhipleri Cemiyeti - İngiliz mandası, Teali İslam Cemiyeti - halifeliğe bağlılık, Wilson Prensipleri Cemiyeti - Amerikan mandası).
- Kuva-yi Milliye: İşgallere karşı halkın kendi imkanlarıyla oluşturduğu silahlı direniş örgütleridir.
- Özellikleri: Bölgeseldir, düzensiz birliklerdir, vatanseverlik duygusuyla hareket ederler, düşmanı yavaşlatmışlardır.
- Önemi: İşgalleri yavaşlatarak düzenli ordunun kurulmasına zaman kazandırmış, ulusal bilinci uyandırmış, halkın direniş ruhunu canlı tutmuşlardır.
- Eksiklikleri: Düzensiz olmaları, tek merkezden yönetilememeleri, disiplinsiz olmaları nedeniyle büyük çaplı işgalleri durduramamışlardır. Bu yüzden düzenli orduya geçiş zorunlu olmuştur.
⚠️ Dikkat: Yararlı cemiyetler ve Kuva-yi Milliye, Kurtuluş Savaşı'nın ilk örgütlü direniş hareketleridir ve ulusal mücadelenin temelini oluşturmuşlardır.
📌 Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı ve Kongreler Dönemi
Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçerek başlattığı ulusal mücadele süreci, Kurtuluş Savaşı'nın siyasi ve askeri altyapısını oluşturmuştur.
- Samsun'a Çıkış (19 Mayıs 1919): Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a gönderildi. Amacı bölgedeki karışıklıkları önlemekti ancak asıl amacı milli mücadeleyi başlatmaktı.
- Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919): İşgallere karşı protesto mitingleri düzenlenmesini ve işgalleri kınayan telgraflar çekilmesini istedi. Ulusal bilinci uyandırmaya yönelik ilk adımdır.
- Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Milli Mücadele'nin gerekçe, amaç ve yöntemini belirleyen önemli bir belgedir.
- Gerekçe: "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir." İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir."
- Amaç ve Yöntem: "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." (Ulusal egemenlik vurgusu) "Her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurul oluşturulmalıdır." (Temsil Heyeti'nin ilk fikri)
- Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919): Doğu illerini ilgilendiren bölgesel bir kongre gibi görünse de ulusal kararlar alınmıştır.
- "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz." (Misak-ı Milli'nin temeli)
- "Kuva-yi Milliye'yi etkin, milli iradeyi hakim kılmak esastır."
- "Manda ve himaye kabul edilemez." (İlk kez net bir şekilde reddedildi.)
- Temsil Heyeti oluşturuldu (Başkanı Mustafa Kemal).
- Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919): Ulusal düzeyde toplanan tek kongredir.
- Erzurum Kongresi kararları genişletilerek tüm yurdu kapsayacak şekilde onaylandı.
- Tüm yararlı cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi.
- Manda ve himaye kesin olarak reddedildi.
- İrade-i Milliye gazetesi çıkarılarak halkın doğru bilgilendirilmesi sağlandı.
- Temsil Heyeti'nin yetkileri tüm yurdu kapsar hale getirildi.
💡 İpucu: Amasya Genelgesi, Kurtuluş Savaşı'nın yol haritasını çizerken, Erzurum ve Sivas Kongreleri bu yol haritasını somutlaştırmış ve milli birliği sağlamıştır.
📌 Misak-ı Millî (Milli Ant) ve Son Osmanlı Mebusan Meclisi
Milli Mücadele'nin siyasi hedeflerini belirleyen ve Osmanlı Devleti'nin son meclisinde kabul edilen önemli bir belgedir.
- Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919): Temsil Heyeti (Mustafa Kemal) ile İstanbul Hükümeti (Salih Paşa) arasında yapıldı. İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin varlığını resmen tanıdı. Mebusan Meclisi'nin toplanması kararlaştırıldı.
- Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Açılması (12 Ocak 1920): İstanbul'da toplandı. Mustafa Kemal, meclisin Ankara'da toplanmasını istese de bu gerçekleşmedi.
- Misak-ı Millî Kararları (28 Ocak 1920): Mebusan Meclisi'nde "Felah-ı Vatan Grubu" tarafından kabul edilen, Türk vatanının sınırlarını, bağımsızlık ilkelerini ve kapitülasyonların reddini içeren kararlar bütünüdür.
- Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş Osmanlı toprakları bir bütündür, parçalanamaz.
- Kars, Ardahan, Batum (Elviye-i Selase) için gerekirse halk oylaması yapılabilir.
- Batı Trakya'nın geleceği halk oylamasıyla belirlenmelidir.
- İstanbul ve Marmara'nın güvenliği sağlandığı takdirde Boğazlar dünya ticaretine açılabilir.
- Azınlıklara, komşu ülkelerdeki Müslümanlara verilen haklar kadar hak verilecektir.
- Siyasi, adli, mali gelişmemizi engelleyen her türlü sınırlama (Kapitülasyonlar) kaldırılmalıdır.
- İstanbul'un İşgali (16 Mart 1920): Misak-ı Millî kararlarının açıklanması üzerine İtilaf Devletleri, İstanbul'u resmen işgal etti ve Mebusan Meclisi'ni dağıttı. Bazı milletvekilleri tutuklandı veya sürgüne gönderildi.
⚠️ Dikkat: Misak-ı Millî, Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu niteliğindedir ve yeni Türk devletinin kurulacak sınırlar ile bağımsızlık ilkelerinin temelini oluşturmuştur.
📌 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) Açılması ve Ayaklanmalar
İstanbul'un işgali ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması üzerine Mustafa Kemal, Ankara'da yeni bir meclis toplanması çağrısı yaptı.
- TBMM'nin Açılması (23 Nisan 1920): Ankara'da açıldı. Ulusal egemenliğe dayalı yeni bir Türk devletinin temelleri atıldı.
- TBMM'nin Özellikleri:
- Kurucu Meclis: Yeni bir devlet kurma amacı taşır.
- Güçler Birliği İlkesi: Yasama, yürütme ve yargı yetkileri Meclis'te toplanmıştır. (Hızlı karar alma ve uygulama gerekliliği nedeniyle.)
- Olağanüstü Yetkili: Savaş şartları nedeniyle tüm yetkileri elinde toplamıştır.
- Demokratik: Üyeleri seçimle gelmiştir.
- İhtilalci: Mevcut Osmanlı yönetimine karşı yeni bir yönetim kurmuştur.
- Ulusal: Türk milletinin temsilcisidir.
- TBMM'ye Karşı Çıkan Ayaklanmalar: TBMM'nin açılmasıyla birlikte hem İstanbul Hükümeti hem de İtilaf Devletleri tarafından desteklenen, ayrıca bazı çıkar gruplarının da başlattığı isyanlar çıktı.
- Nedenleri: İstanbul Hükümeti'nin kışkırtmaları, İtilaf Devletleri'nin desteği, Kuva-yi Milliye'nin disiplinsiz hareketleri, bazı ağa ve eşrafın otorite boşluğundan yararlanma isteği.
- Başlıca Ayaklanmalar:
- İstanbul Hükümeti Tarafından Çıkarılanlar: Kuva-yi İnzibatiye (Hilafet Ordusu), Ahmet Anzavur Ayaklanması.
- İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri Tarafından Desteklenenler: Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı isyanları.
- Eski Kuva-yi Milliyecilerin Çıkardığı Ayaklanmalar: Çerkez Ethem, Demirci Mehmet Efe isyanları (Düzenli orduya katılmak istemediler).
- Ayaklanmalara Karşı Alınan Önlemler:
- Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı (Vatana İhanet Kanunu).
- İstiklal Mahkemeleri kuruldu (Hızlı yargılama için).
- Anadolu Ajansı kuruldu (Doğru haberleşme için).
- Fetvalarla halkın bilinçlendirilmesi sağlandı.
- Sonuç: Ayaklanmalar bastırıldı. TBMM otoritesini sağlamlaştırdı. Ancak bu isyanlar, düzenli ordunun kuruluş sürecini geciktirdi ve Kurtuluş Savaşı'nın insan ve kaynak kaybına neden oldu.
💡 İpucu: TBMM, hem iç isyanlarla mücadele etmiş hem de dış düşmanlara karşı savaş hazırlığı yapmıştır. Bu durum, meclisin ne kadar zorlu şartlarda çalıştığını gösterir.
📌 Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)
I. Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti ile imzalattığı, ancak hiçbir zaman yürürlüğe girmeyen bir barış antlaşması taslağıdır.
- İçeriği:
- Osmanlı Devleti'ne sadece iç Anadolu'da küçük bir toprak parçası bırakılıyordu.
- Doğu Anadolu'da Ermeni ve Kürdistan devletleri kurulması öngörülüyordu.
- İzmir ve çevresi Yunanistan'a, Antalya ve Konya İtalya'ya, Adana, Sivas ve Harput Fransa'ya, Doğu Karadeniz'de Pontus Rum Devleti kurulması hedefleniyordu.
- Boğazlar uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılıyordu.
- Kapitülasyonlar devam edecek, Osmanlı'nın maliyesi tamamen İtilaf Devletleri'nin kontrolüne geçecekti.
- Osmanlı ordusu 50.700 askerle sınırlanacak, ağır silah bulunduramayacaktı.
- Hukuki Durumu: Osmanlı Mebusan Meclisi kapalı olduğu için onaylayamadı. Osmanlı padişahı ve Saltanat Şurası tarafından imzalandı ancak hukuken geçerli sayılmadı çünkü bir antlaşmanın yürürlüğe girmesi için meclis onayı şarttı.
- Önemi: Türk milleti tarafından kesinlikle reddedildi ve Kurtuluş Savaşı'nın haklılığını ve gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.
⚠️ Dikkat: Sevr Antlaşması, Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne tamamen aykırı olduğu için uygulanmamış, kağıt üzerinde kalmış bir antlaşmadır. Misak-ı Millî'nin tam tersidir.