Büyük Millet Meclisi'nin açılmasının ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, meclisin otoritesini güçlendirmeye yönelik değildir?
A) Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması
B) İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması
C) Düzenli ordunun kurulması
D) İstanbul Hükümeti ile ilişkilerin kesilmesi
E) Saltanatın kaldırılması
Sevgili öğrenciler,
Bu soruda, Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) açılmasının ardından yaşanan gelişmelerden hangisinin, meclisin otoritesini güçlendirmeye yönelik olmadığını bulmamız isteniyor. Meclisin otoritesini güçlendirmek demek, meclisin kararlarını uygulayabilme, ülke üzerindeki kontrolünü artırma ve rakiplerini saf dışı bırakma yeteneğini artırmak anlamına gelir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması: Bu kanun, Büyük Millet Meclisi'ne karşı çıkanları, isyan edenleri veya ulusal mücadeleye zarar verenleri cezalandırmak amacıyla çıkarılmıştır. Bu kanun sayesinde Meclis, kendi varlığını ve aldığı kararları koruma altına almış, otoritesini yasal bir zemine oturtmuştur. Dolayısıyla, Meclis'in otoritesini doğrudan güçlendirmeye yöneliktir.
- B) İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması: Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun etkin bir şekilde uygulanabilmesi için kurulan bu mahkemeler, hızlı ve caydırıcı kararlar alarak Meclis'in otoritesini sarsmaya çalışan isyanları ve muhalif hareketleri bastırmıştır. Bu da Meclis'in otoritesini güçlendiren bir adımdır.
- C) Düzenli ordunun kurulması: Kuvâ-yi Milliye birliklerinin yerine düzenli ve disiplinli bir ordunun kurulması, hem iç isyanları bastırmak hem de düşman işgaline karşı vatanı savunmak için hayati öneme sahipti. Düzenli ordu, Meclis'in emirlerini uygulayan, merkezi otoriteye bağlı bir güç olarak Meclis'in ülke üzerindeki kontrolünü ve gücünü artırmıştır. Bu da Meclis'in otoritesini güçlendirmeye yöneliktir.
- D) İstanbul Hükümeti ile ilişkilerin kesilmesi: İstanbul Hükümeti, işgalci güçlerle iş birliği içinde olduğu ve Meclis'in karşısında bir rakip otorite olarak görüldüğü için, onunla ilişkilerin kesilmesi, Büyük Millet Meclisi'nin tek ve yegane meşru yönetim organı olduğunu ilan etmesi anlamına geliyordu. Bu adım, Meclis'in otoritesini pekiştirerek ikili iktidar durumuna son vermeyi amaçlamıştır. Dolayısıyla, Meclis'in otoritesini güçlendirmeye yöneliktir.
- E) Saltanatın kaldırılması: Saltanatın kaldırılması (1922), Osmanlı İmparatorluğu'nun ve padişahlık kurumunun sona erdirilmesi anlamına geliyordu. Bu, yüzyıllardır süregelen bir yönetim biçiminin ortadan kaldırılması ve ulusal egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinin tam anlamıyla yerleşmesi için atılmış devrimci bir adımdır. Saltanatın kaldırılması, yeni Türk devletinin kuruluş felsefesini ve yönetim biçimini belirleyen köklü bir değişikliktir. Elbette bu durum, Büyük Millet Meclisi'nin tek ve tartışmasız güç olmasını sağlamıştır; ancak bu eylemin birincil amacı, mevcut Meclis'in *operasyonel otoritesini* anlık olarak güçlendirmekten ziyade, devletin *temel yapısını ve egemenlik anlayışını* değiştirmek, yani cumhuriyet rejimine giden yolu açmaktır. Diğer seçenekler doğrudan Meclis'in yasal, yargısal ve askeri gücünü artırarak mevcut otoritesini pekiştirmeye yönelikken, saltanatın kaldırılması daha çok devletin niteliğini ve gelecekteki yönetim şeklini belirleyen, köklü bir sistem değişikliğidir. Bu nedenle, doğrudan Meclis'in *mevcut otoritesini* güçlendirmeye yönelik bir adım olarak değil, daha çok yeni bir devletin temellerini atma ve egemenlik anlayışını değiştirme amacı taşıdığı söylenebilir.
Cevap E seçeneğidir.