Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk hikaye örneklerinin verildiği Tanzimat Dönemi hikayeciliği ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
A) İlk dönemde meddah geleneğinin etkisi görülür.Merhaba sevgili öğrenciler,
Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk hikaye örneklerinin verildiği Tanzimat Dönemi, edebiyatımız için bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde hikaye türü yeni yeni tanınmaya başlandığı için bazı özellikler gelenekselden izler taşırken, bazıları da Batılılaşma çabalarının ilk adımlarıdır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek doğru cevabı bulalım:
Bu yargı doğrudur. Tanzimat Dönemi'nde Batılı hikaye teknikleri tam olarak oturmadığı için, ilk hikayelerde geleneksel anlatı türlerimizden olan meddahlık geleneğinin izleri görülür. Yazarın araya girerek okuyucuya bilgi vermesi, olayları abartılı bir dille anlatması, karakterlerin tek boyutlu olması gibi özellikler meddah geleneğinden gelen unsurlardır.
Bu yargı da doğrudur. Tanzimat Dönemi sanatçıları, halkı eğitme ve toplumu aydınlatma amacı güttükleri için eserlerinde genellikle günlük hayattan kesitlere, aile içi sorunlara, yanlış Batılılaşma, kölelik, görücü usulü evlilik gibi toplumsal konulara yer vermişlerdir. Amaç, okuyucuyu bu sorunlar üzerine düşündürmektir.
Bu yargı yanlıştır. Tanzimat Dönemi, Türk edebiyatında Batılı anlamda hikaye türünün ilk örneklerinin verildiği bir dönemdir. İlkler her zaman deneme niteliğindedir ve teknik kusurlar barındırır. Bu dönem hikayelerinde yazarın sıkça olayın akışını kesip okuyucuya bilgi vermesi, karakterlerin psikolojik derinlikten yoksun olması, olay örgüsünde tesadüflere çokça yer verilmesi gibi teknik zayıflıklar mevcuttur. Kusursuzluktan ziyade, Batılılaşma çabalarının ilk adımları atılmıştır.
Bu yargı doğrudur. Ahmet Mithat Efendi, Tanzimat Dönemi'nin en üretken yazarlarından biridir. "Hace-i Evvel" (İlk Öğretmen) olarak da bilinen yazar, halkı eğitme amacı güderek birçok hikaye ve roman kaleme almıştır. "Letaif-i Rivayat" adlı eseri, Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk hikaye örneklerini içeren önemli bir eserdir.
Bu yargı da doğrudur. Tanzimat Dönemi'nin genel felsefesi "sanat toplum içindir" anlayışına dayanır. Bu nedenle hikayelerde okuyucuya ders verme, ahlaki değerleri öğretme, toplumsal sorunlara çözüm önerme gibi didaktik (öğretici) unsurlar yoğun bir şekilde bulunur. Eserler, birer eğitim aracı olarak kullanılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Tanzimat Dönemi hikayeciliği için yanlış olan yargı C seçeneğinde verilmiştir.
Cevap C seçeneğidir.