Küçük Tarık, her sabah erkenden kalkar, pencerenin önüne oturur ve gökyüzünü izlerdi. Güneşin doğuşunu, bulutların dansını, kuşların cıvıltılarını kaçırmak istemezdi. Annesi ona "Tarık, yine erkencisin!" dediğinde, o sadece gülümserdi. Onun için bu anlar, günün en özel zamanıydı.
Bu parçadan Tarık ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?