8. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 1. yazılı 6. senaryo Test 3

Soru 16 / 20
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye, ekonomik kalkınma için önemli adımlar atmıştır. Özellikle $1929$ Dünya Ekonomik Bunalımı’nın etkisiyle devletin ekonomideki rolü artmış ve Devletçilik ilkesi benimsenmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi, Atatürk Dönemi’nde Devletçilik ilkesi doğrultusunda ekonomi alanında yapılan çalışmalardan biri değildir?
A) Sümerbank ve Etibank gibi devlet bankalarının kurulması.
B) Birinci ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planları’nın hazırlanması.
C) Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektöre destek verilmesi.
D) Aşar vergisinin kaldırılması.

Merhaba sevgili öğrenciler!

Bu soruda, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'nin ekonomik kalkınma çabalarını ve özellikle $1929$ Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası benimsenen Devletçilik ilkesi doğrultusunda yapılan çalışmaları değerlendireceğiz. Devletçilik, devletin ekonomide aktif rol alması, sanayi ve kalkınma hamlelerini bizzat üstlenmesi anlamına gelir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) Sümerbank ve Etibank gibi devlet bankalarının kurulması:
    • Sümerbank ($1933$) ve Etibank ($1935$) gibi devlet bankaları, Devletçilik ilkesinin en somut uygulamalarından biridir. Sümerbank, tekstil ve diğer sanayi kollarında devlet işletmeleri kurmak ve işletmek için, Etibank ise madencilik sektörünü geliştirmek ve finanse etmek amacıyla kurulmuştur. Bu bankalar, devletin sanayiye ve madenciliğe doğrudan yatırım yapmasını ve bu alanlarda öncü rol oynamasını sağlamıştır. Dolayısıyla bu, Devletçilik ilkesi doğrultusunda yapılmış bir çalışmadır.
  • B) Birinci ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planları’nın hazırlanması:
    • Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ($1933-1937$) ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı ($1938$, II. Dünya Savaşı nedeniyle tam uygulanamamıştır), devletin ekonomiyi planlı bir şekilde yönetme ve belirli sektörlerde (özellikle sanayide) kalkınmayı hızlandırma amacını taşımıştır. Bu planlar, hangi fabrikaların nerede kurulacağını, hangi sektörlere öncelik verileceğini belirleyerek Devletçilik ilkesinin temelini oluşturmuştur. Bu da Devletçilik ilkesi doğrultusunda yapılmış bir çalışmadır.
  • C) Teşvik-i Sanayi Kanunu ile özel sektöre destek verilmesi:
    • Teşvik-i Sanayi Kanunu, ilk olarak Osmanlı döneminde ($1913$) çıkarılmış, Cumhuriyet döneminde ise $1927$ yılında yeniden düzenlenerek yürürlüğe konulmuştur. Bu kanun, özel sektörün sanayi yatırımları yapmasını teşvik etmeyi amaçlamıştır. Ancak $1929$ Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkisiyle özel sektörün sermaye yetersizliği ve risk alma konusundaki çekinceleri nedeniyle beklenen başarıyı gösterememiştir. Devletçilik ilkesi, özel sektörün yetersiz kaldığı veya girmek istemediği alanlarda devletin öncü rol üstlenmesini öngörse de, özel sektörün tamamen dışlandığı anlamına gelmez. Ancak bu kanun, Devletçilik ilkesinin tam olarak benimsenmesinden önceki dönemin bir uygulamasıdır ve Devletçilik ilkesinin temel karakteristiği olan devletin doğrudan yatırım ve işletmecilik rolünü yansıtmaz. Yine de sanayiyi teşvik etme amacı taşıdığı için tamamen zıt bir uygulama değildir, ancak Devletçilik'in doğrudan bir uygulaması da değildir.
  • D) Aşar vergisinin kaldırılması:
    • Aşar vergisi, çiftçilerden alınan onda bir oranındaki ürün vergisidir. Bu vergi, $17$ Şubat $1925$ tarihinde kaldırılmıştır. Aşar vergisinin kaldırılması, Türk çiftçisinin üzerindeki ağır bir yükü hafifletmek, tarımsal üretimi teşvik etmek ve ekonomik hayata canlılık kazandırmak amacıyla yapılan önemli bir reformdur. Ancak bu reform, Devletçilik ilkesinin temelini oluşturan devletin sanayi ve ekonomi alanında doğrudan yatırım yapması, işletmeler kurması veya ekonomiyi planlaması gibi uygulamalarla doğrudan ilgili değildir. Aşar vergisinin kaldırılması, daha çok bir vergi reformu ve tarım politikasıdır; Devletçilik ilkesinin benimsenmesinden (özellikle $1929$ sonrası) çok daha önce gerçekleşmiştir.

Yukarıdaki açıklamalara göre, Sümerbank ve Etibank'ın kurulması ile Beş Yıllık Sanayi Planları'nın hazırlanması, Devletçilik ilkesinin doğrudan ve somut uygulamalarıdır. Teşvik-i Sanayi Kanunu ise özel sektörü desteklemeye yönelik bir çaba olsa da, Devletçilik ilkesinin temel karakteristiği olan devletin doğrudan müdahalesini içermez ve Devletçilik öncesi dönemin bir uygulamasıdır. Aşar vergisinin kaldırılması ise bir vergi reformu olup, Devletçilik ilkesinin temel hedefleri ve yöntemleriyle doğrudan bir ilişkisi yoktur ve Devletçilik'in tam olarak benimsenmesinden çok önce gerçekleşmiştir.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Geri Dön