9. sınıf tarih 2. dönem 1. yazılı 5. senaryo Test 1

Soru 09 / 16
Türklerin konargöçer yaşam tarzı, kültürel ve sanatsal üretimlerini de kendine özgü bir biçimde etkilemiştir. Bu yaşam biçimi, Türk sanatının ve sözlü edebiyatının karakteristik özelliklerini belirlemiştir.

Aşağıdakilerden hangisi, konargöçer yaşamın Türk kültürü ve sanatı üzerindeki etkilerinden biri olarak gösterilemez?
A) Taşınabilir sanat eserlerinin (küçük heykeller, süs eşyaları) yaygınlaşması.
B) Halı ve kilim dokumacılığının önemli bir sanat dalı haline gelmesi.
C) Sözlü edebiyatın (destanlar, efsaneler) yazılı edebiyattan daha fazla gelişmesi.
D) Mimari alanda anıtsal ve kalıcı yapıların inşa edilmesinin yaygınlaşması.
E) Atlı göçebe kültürünün motiflerinin (hayvan figürleri) sanata yansıması.

Türklerin konargöçer yaşam tarzı, tarih boyunca kültürlerini ve sanatlarını derinden etkilemiş, onlara özgü bir kimlik kazandırmıştır. Bu yaşam biçimi, sürekli hareket halinde olmayı gerektirdiği için, üretilen kültürel ve sanatsal eserlerin de bu duruma uyum sağlamasını zorunlu kılmıştır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek, hangisinin konargöçer yaşamın bir etkisi olmadığını bulalım:

  • A) Taşınabilir sanat eserlerinin (küçük heykeller, süs eşyaları) yaygınlaşması: Konargöçer bir yaşam süren topluluklar, eşyalarını sürekli yanlarında taşımak zorunda oldukları için, büyük ve sabit eserler yerine kolayca taşınabilen, hafif ve dayanıklı sanat eserlerini tercih etmişlerdir. Küçük heykeller, süs eşyaları, takılar gibi objeler bu duruma en iyi örneklerdir. Bu nedenle, bu seçenek konargöçer yaşamın doğrudan bir etkisidir.
  • B) Halı ve kilim dokumacılığının önemli bir sanat dalı haline gelmesi: Göçebe yaşamda çadırlar (yurtlar) temel barınaklardır. Halı ve kilimler, çadırların zeminini kaplamak, duvarlarını süslemek, soğuktan korunmak ve hatta eşya taşımak için kullanılmıştır. Aynı zamanda kolayca katlanıp taşınabilen bu dokumalar, hem pratik ihtiyaçları karşılamış hem de estetik bir ifade biçimi olmuştur. Bu da konargöçer yaşamın önemli bir etkisidir.
  • C) Sözlü edebiyatın (destanlar, efsaneler) yazılı edebiyattan daha fazla gelişmesi: Sürekli yer değiştiren bir toplumda, yazılı eserlerin üretimi, korunması ve yaygınlaştırılması zordur. Okuma-yazma oranının düşük olması ve kütüphane gibi sabit kurumların bulunmaması nedeniyle, bilgi ve kültürel miras genellikle sözlü olarak aktarılmıştır. Destanlar, efsaneler, hikayeler ve şiirler ozanlar ve şamanlar aracılığıyla nesilden nesile aktarılmıştır. Bu da konargöçer yaşamın doğal bir sonucudur.
  • D) Mimari alanda anıtsal ve kalıcı yapıların inşa edilmesinin yaygınlaşması: Anıtsal ve kalıcı yapılar (tapınaklar, saraylar, büyük şehirler, kaleler vb.) inşa etmek, yerleşik bir yaşam tarzını, sabit bir ekonomiyi ve uzun vadeli planlamayı gerektirir. Konargöçer bir toplum, doğası gereği belirli bir yere bağlı kalmadığı için, bu tür büyük ve sabit mimari eserleri inşa etme ihtiyacı duymaz ve buna uygun bir yaşam biçimine sahip değildir. Dolayısıyla, bu durum konargöçer yaşamın bir etkisi olarak gösterilemez; aksine, yerleşik yaşamın bir özelliğidir.
  • E) Atlı göçebe kültürünün motiflerinin (hayvan figürleri) sanata yansıması: At, Türklerin konargöçer yaşamında en önemli unsurlardan biri olmuştur. Ulaşım, savaş, avcılık ve hayvancılıkta atın merkezi rolü, sanat eserlerine de yansımıştır. At figürleri başta olmak üzere, kurt, geyik, kuş gibi hayvan motifleri, Türk sanatının önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu da konargöçer yaşamın ve atlı kültürün doğrudan bir etkisidir.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, mimari alanda anıtsal ve kalıcı yapıların inşa edilmesinin yaygınlaşması, konargöçer yaşam tarzıyla bağdaşmayan bir durumdur. Tam tersine, yerleşik hayata geçişle birlikte ortaya çıkan bir özelliktir.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Geri Dön