Osmanlı Devleti, $18.$ yüzyılın sonlarından itibaren hem iç hem de dış tehditlerle karşı karşıya kalmış, bu durum devletin siyasi varlığını derinden sarsmıştır. Özellikle dış güçlerin yayılmacı politikaları ve içteki ayrılıkçı hareketler, devleti zor durumda bırakmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin $19.$ yüzyıldaki siyasi varlığına yönelik dış tehditlerden biri değildir?
A) Rusya'nın sıcak denizlere inme politikası
B) Balkanlarda milliyetçi isyanların desteklenmesi
C) İngiltere ve Fransa'nın Doğu Akdeniz üzerindeki çıkar çatışmaları
D) Mehmet Ali Paşa'nın Mısır'da merkezi otoriteye karşı isyanı
E) Sanayileşmiş Batı ülkelerinin Osmanlı pazarına nüfuz etmesi
Sevgili öğrenciler, bu soru Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılda karşılaştığı zorlukları anlamamızı istiyor. Özellikle "dış tehdit" kavramına odaklanmamız gerekiyor. Bir olayın dış tehdit olup olmadığını anlamak için, olayın kaynağının devletin kendi sınırları içinde mi yoksa dışarıdan mı geldiğine bakmalıyız. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Rusya'nın sıcak denizlere inme politikası: Rusya, tarih boyunca Karadeniz ve Akdeniz'e ulaşma hedefi gütmüştür. Bu politika, Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini doğrudan tehdit eden, dışarıdan gelen bir politikadır. Dolayısıyla bu, bir dış tehdittir.
- B) Balkanlarda milliyetçi isyanların desteklenmesi: 19. yüzyıl, milliyetçilik akımının yükseldiği bir dönemdir. Balkanlardaki Sırp, Yunan, Bulgar gibi milletlerin Osmanlı'dan ayrılarak kendi devletlerini kurma çabaları, başta Rusya olmak üzere Avrupalı devletler tarafından desteklenmiştir. Bu destek, Osmanlı'nın iç işlerine dışarıdan müdahale anlamına geldiği için bir dış tehdittir.
- C) İngiltere ve Fransa'nın Doğu Akdeniz üzerindeki çıkar çatışmaları: İngiltere ve Fransa gibi büyük güçlerin Doğu Akdeniz, Mısır ve Ortadoğu üzerindeki ekonomik ve stratejik rekabetleri, bölgedeki dengeyi bozmuş ve Osmanlı Devleti'ni kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışmışlardır. Bu durum, Osmanlı'nın dış politikasına ve topraklarına yönelik dışarıdan gelen bir baskı ve tehdittir.
- D) Mehmet Ali Paşa'nın Mısır'da merkezi otoriteye karşı isyanı: Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti'nin Mısır valisiydi. Onun isyanı, Osmanlı Devleti'nin kendi içindeki bir eyalet valisinin merkezi hükümete (padişaha) karşı başkaldırısıdır. Bu isyan, devletin içindeki bir güç tarafından çıkarıldığı için bir "iç tehdit" veya "iç sorun" olarak kabul edilir, dış tehdit değildir.
- E) Sanayileşmiş Batı ülkelerinin Osmanlı pazarına nüfuz etmesi: Sanayi İnkılabı ile güçlenen Batılı devletler, ürettikleri malları Osmanlı pazarına kapitülasyonlar aracılığıyla kolayca sokmuşlardır. Bu durum, Osmanlı ekonomisini zayıflatmış, yerli sanayiyi çökertmiş ve devleti Batı'ya bağımlı hale getirmiştir. Bu ekonomik nüfuz, dışarıdan gelen ve devletin siyasi varlığını dolaylı yoldan tehdit eden bir dış etkidir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Mehmet Ali Paşa'nın isyanı, Osmanlı Devleti'nin kendi içindeki bir otorite mücadelesidir. Diğer seçenekler ise doğrudan veya dolaylı olarak dış güçlerin Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerini ve tehditlerini ifade etmektedir.
Cevap D seçeneğidir.