Kırım Savaşı ($1853-1856$), Osmanlı Devleti'nin uluslararası diplomaside denge politikasını izlediği önemli bir dönemeçtir. Bu savaş, Osmanlı'nın dış tehditlere karşı varlığını sürdürme çabalarının bir göstergesi olmuştur.
Kırım Savaşı'nın Osmanlı Devleti açısından en önemli siyasi sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Rusya'nın Karadeniz'deki askerî üstünlüğünün tamamen sona ermesi
B) Osmanlı Devleti'nin Avrupa hukukuna dâhil edilmesi
C) İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı topraklarındaki ekonomik çıkarlarının tamamen ortadan kalkması
D) Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini yeniden kazanması
E) Balkanlardaki tüm milliyetçi isyanların durdurulması
Kırım Savaşı ($1853-1856$), Osmanlı Devleti'nin uluslararası diplomaside denge politikasını izlediği ve dış tehditlere karşı varlığını sürdürme çabalarının bir göstergesi olduğu önemli bir dönemeçtir. Bu savaşın Osmanlı Devleti açısından en önemli siyasi sonucunu adım adım inceleyelim:
- Soru Kökünü Anlayalım: Soru, Kırım Savaşı'nın Osmanlı Devleti açısından en önemli siyasi sonucunu istiyor. Burada "siyasi" kelimesi ve "denge politikası" vurgusu kritik. Osmanlı'nın dış tehditlere karşı varlığını sürdürme çabalarının bir göstergesi olarak ne elde ettiğine odaklanmalıyız.
- Kırım Savaşı'nın Temel Amacını Hatırlayalım: Osmanlı Devleti, Rusya'nın sıcak denizlere inme ve Balkanlar ile Boğazlar üzerindeki emellerine karşı İngiltere ve Fransa gibi Batılı devletlerin desteğini alarak varlığını korumayı amaçlamıştır. Bu, bir denge politikasıdır.
- A) Rusya'nın Karadeniz'deki askerî üstünlüğünün tamamen sona ermesi: Kırım Savaşı sonrası imzalanan Paris Antlaşması ($1856$) ile Karadeniz tarafsız hale getirilmiş ve Rusya'nın burada donanma bulundurması yasaklanmıştır. Bu, Rusya'nın Karadeniz'deki gücünü önemli ölçüde kısıtlamıştır ancak "tamamen sona ermesi" ifadesi biraz iddialıdır ve daha önemlisi, bu sonuç Osmanlı'nın uluslararası statüsündeki köklü bir değişimden ziyade, bölgesel bir denge unsurudur.
- B) Osmanlı Devleti'nin Avrupa hukukuna dâhil edilmesi: Paris Antlaşması'nın en kritik maddelerinden biri, Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler hukukundan yararlanacağının ve Avrupa devletler topluluğunun bir üyesi sayılacağının kabul edilmesidir. Bu madde ile Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı Avrupalı büyük devletlerin ortak garantisi altına alınmıştır. Bu, Osmanlı'nın uluslararası arenadaki statüsünü kökten değiştiren, varlığını güvence altına alan ve denge politikasının en büyük siyasi başarısı olan bir adımdır. Artık Osmanlı, sadece kendi gücüyle değil, uluslararası hukukun ve büyük devletlerin garantisiyle varlığını sürdürme hakkına sahip olmuştur. Bu, Osmanlı'nın Avrupa devletler sistemine resmen entegre olması anlamına gelir.
- C) İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı topraklarındaki ekonomik çıkarlarının tamamen ortadan kalkması: Tam tersine, Kırım Savaşı sonrasında İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı üzerindeki siyasi ve ekonomik etkisi artmıştır. Osmanlı Devleti, savaş masraflarını karşılamak için bu devletlerden borç almış, bu da ekonomik bağımlılığı artırmıştır. Dolayısıyla bu seçenek yanlıştır.
- D) Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini yeniden kazanması: Paris Antlaşması, Boğazlar'ın $1841$ Londra Boğazlar Sözleşmesi'ndeki statüsünü (barış zamanında savaş gemilerine kapalı olması) teyit etmiştir. Yani Boğazlar üzerindeki egemenlik tam olarak Osmanlı'ya geçmemiş, uluslararası bir statüde kalmıştır. Bu nedenle bu seçenek de yanlıştır.
- E) Balkanlardaki tüm milliyetçi isyanların durdurulması: Kırım Savaşı, Balkanlardaki milliyetçi isyanları durdurmamış, aksine Osmanlı'nın zayıflığı ve Avrupalı devletlerin bölgeye müdahalesi, ilerleyen dönemlerde bu isyanların daha da artmasına zemin hazırlamıştır. Bu seçenek de yanlıştır.
- Sonuç: Osmanlı Devleti'nin Avrupa hukukuna dâhil edilmesi, onun uluslararası sistemde bir "devlet" olarak tanınması ve toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altına alınması anlamına geliyordu. Bu, Osmanlı'nın denge politikasıyla ulaşmak istediği en önemli siyasi hedeflerden biriydi ve varlığını sürdürme çabalarının en somut ve uzun vadeli sonucuydu.
Cevap B seçeneğidir.