12. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 1. yazılı 5. senaryo Test 2

Soru 12 / 16
Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk Dönemi dış politikasında "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini benimseyerek barışçıl ve uluslararası iş birliğini hedefleyen bir yol izlemiştir. Bu doğrultuda, $1932$ yılında Milletler Cemiyeti'ne üye olmuştur.

Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olmasının temel amacı ve uluslararası alandaki önemi düşünüldüğünde, aşağıdaki yargılardan hangisi en doğrudur?
A) Dünya Savaşı'na katılmak için müttefik arayışı içinde olmak.
B) Ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için uluslararası krediler elde etmek.
C) Uluslararası barış ve güvenliğe katkıda bulunarak dış politikada yalnızlıktan kurtulmak ve eşit bir devlet olarak yerini almak.
D) Komşu ülkelerle olan tüm sınır sorunlarını kesin olarak çözüme kavuşturmak.
E) Sömürgecilik faaliyetlerini desteklemek.

Merhaba sevgili öğrenciler,

Bu soruda, Türkiye Cumhuriyeti'nin Atatürk Dönemi dış politikasının temel ilkelerinden biri olan "Yurtta sulh, cihanda sulh" (Yurtta barış, dünyada barış) prensibi doğrultusunda, $1932$ yılında Milletler Cemiyeti'ne üye olmasının nedenlerini ve uluslararası alandaki önemini değerlendireceğiz.

  • Soru Kökünü Anlayalım: Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olmasının temel amacı ve uluslararası alandaki önemi soruluyor. Anahtar kelimeler "barışçıl politika", "uluslararası iş birliği" ve "Milletler Cemiyeti üyeliği".
  • Seçenekleri Tek Tek İnceleyelim:
    • A) Dünya Savaşı'na katılmak için müttefik arayışı içinde olmak.

      Bu seçenek, Türkiye'nin "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle çelişmektedir. Milletler Cemiyeti, savaşları önlemek ve barışı korumak amacıyla kurulmuş bir örgüttür. Türkiye'nin amacı savaş arayışı değil, barışı sağlamaktır. Bu nedenle A seçeneği yanlıştır.

    • B) Ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için uluslararası krediler elde etmek.

      Uluslararası ilişkilerin ekonomik faydaları olabilir, ancak Milletler Cemiyeti'ne üyeliğin birincil amacı ekonomik kredi elde etmek değildir. Cemiyet, daha çok siyasi ve güvenlik odaklı bir kuruluştur. Bu nedenle B seçeneği, temel amacı yansıtmamaktadır.

    • C) Uluslararası barış ve güvenliğe katkıda bulunarak dış politikada yalnızlıktan kurtulmak ve eşit bir devlet olarak yerini almak.

      Bu seçenek, Atatürk'ün dış politika vizyonuyla mükemmel bir şekilde örtüşmektedir. Türkiye, yeni kurulmuş, bağımsız bir devlet olarak uluslararası sistemde hak ettiği yeri almak, dış politikada yalnız kalmamak ve dünya barışına aktif olarak katkıda bulunmak istemiştir. Milletler Cemiyeti'ne üyelik, Türkiye'nin uluslararası alanda saygın ve eşit bir aktör olarak tanınmasını sağlamıştır. Bu, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin uluslararası arenadaki somut bir yansımasıdır.

    • D) Komşu ülkelerle olan tüm sınır sorunlarını kesin olarak çözüme kavuşturmak.

      Milletler Cemiyeti, uluslararası anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olabilir ancak bir ülkenin tüm sınır sorunlarını kesin olarak çözüme kavuşturma garantisi vermez. Sınır sorunları genellikle ikili anlaşmalar veya özel tahkim süreçleri gerektirir. Üyelik, genel bir barış ve iş birliği platformu sunar, ancak tüm sorunları sihirli bir şekilde çözmez. Bu nedenle D seçeneği, birincil ve kapsamlı bir amaç değildir.

    • E) Sömürgecilik faaliyetlerini desteklemek.

      Türkiye Cumhuriyeti, kendi bağımsızlığını emperyalizme karşı mücadele ederek kazanmış bir devlettir. Atatürk'ün dış politikası, sömürgeciliğe kesinlikle karşıdır ve tüm ulusların bağımsızlığını ve egemenliğini savunur. Bu nedenle E seçeneği, Türkiye'nin temel ilkeleriyle tamamen zıttır.

  • Doğru Seçeneği Belirleyelim:

    Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, C seçeneği Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne üye olmasının hem temel amacını (uluslararası barışa katkı) hem de uluslararası alandaki önemini (yalnızlıktan kurtulma, eşit bir devlet olarak yerini alma) en doğru ve kapsamlı şekilde ifade etmektedir.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Geri Dön