Sevgili öğrenciler, bu soru Zekât ibadetiyle ilgili temel bilgilerinizi ölçmektedir. Zekât, İslam'ın beş şartından biri olup, mali durumu yeterli olan Müslümanların belirli mallarından, belirli oranlarda ayırarak ihtiyaç sahiplerine vermesidir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu ifade doğrudur. Zekât, "nisap" adı verilen belirli bir zenginlik ölçüsüne ulaşmış ve bu malın üzerinden bir yıl geçmiş olan Müslümanlara farz kılınmıştır. Yani herkes değil, mali gücü olanlar bu ibadeti yerine getirir.
Bu ifade de doğrudur. Altın, gümüş, para ve ticaret malları gibi zekâta tabi malların zekât oranı genellikle kırkta bir ($1/40$) veya yüzde $2.5\%$ olarak belirlenmiştir. Tarım ürünleri ve hayvanlar için oranlar farklılık gösterebilir.
Bu ifade kesinlikle doğrudur. Zekâtın en önemli hikmetlerinden biri, toplumda zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltmak, sosyal adaleti sağlamak, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu güçlendirmektir. Zenginlerin mallarındaki fakirlerin hakkını teslim etmesi, toplumsal barışı ve huzuru artırır.
Bu ifade de doğrudur. Zekâta tabi olan para, altın, gümüş, ticaret malları gibi malların üzerinden bir kameri yılın (yaklaşık 354 gün) geçmesi, yani "havelân-ı havl" şartı aranır. Bu süre dolmadan zekât farz olmaz.
Bu ifade yanlıştır. Kur'an-ı Kerim'de Tevbe Suresi'nin 60. ayetinde zekâtın verileceği sekiz sınıf açıkça belirtilmiştir. Bu sınıflar şunlardır:
Görüldüğü gibi, zekât sadece fakir ve yoksullara değil, bu sekiz sınıftan herhangi birine de verilebilir. Bu nedenle, "sadece" ifadesi bu seçeneği yanlış kılmaktadır.
Cevap C seçeneğidir.