12. sınıf din kültürü 2. dönem 1. yazılı 4. senaryo meb Test 2

Soru 03 / 18
Tasavvufi düşüncede ahlaki boyut, merkezi bir yere sahiptir. Tasavvuf, kişinin iç dünyasını arındırmayı, kötü huylardan uzaklaşarak güzel ahlakı benimsemeyi hedefler. Bu bağlamda, tasavvufun ahlaki boyutuna ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Tasavvuf, insanı riya, kibir, haset gibi kötü huylardan arındırarak samimiyet ve tevazuya yönlendirir.
B) Tasavvufi terbiye, nefsin isteklerini tamamen yok etmeyi değil, onları ilahi rızaya uygun hale getirmeyi amaçlar.
C) Sufiler, toplumsal yaşamdan tamamen uzaklaşarak bireysel kurtuluşu öncelikli hedef olarak görürler.
D) Tasavvuf, kişinin Allah ile olan ilişkisinde ihsan makamına ulaşmayı, yani Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmeyi öğütler.
E) Tasavvufi ahlak, sadece ibadetlerde değil, günlük hayattaki tüm ilişkilerde dürüstlük, adalet ve merhameti esas alır.

Sevgili öğrenciler,

Bu soru, tasavvufi düşüncenin ahlaki boyutunu anlamamızı hedefliyor. Tasavvuf, kişinin iç dünyasını arındırarak güzel ahlakı benimsemeyi amaçlayan bir İslam disiplinidir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek hangisinin tasavvufun ahlaki boyutuna ilişkin yanlış bir yargı olduğunu bulalım:

  • A) Tasavvuf, insanı riya, kibir, haset gibi kötü huylardan arındırarak samimiyet ve tevazuya yönlendirir.
  • Bu ifade doğrudur. Tasavvufun temel hedeflerinden biri, kalbi kötü ahlaktan temizleyip yerine samimiyet (ihlas), alçakgönüllülük (tevazu), cömertlik gibi güzel ahlakı yerleştirmektir. Riya (gösteriş), kibir (büyüklenme) ve haset (kıskançlık) tasavvufun şiddetle kaçınılmasını öğütlediği kötü huylardandır.
  • B) Tasavvufi terbiye, nefsin isteklerini tamamen yok etmeyi değil, onları ilahi rızaya uygun hale getirmeyi amaçlar.
  • Bu ifade de doğrudur. Tasavvuf, nefsi (benlik, ego) tamamen ortadan kaldırmayı değil, onun olumsuz yönlerini terbiye ederek, isteklerini Allah'ın rızasına uygun hale getirmeyi hedefler. Nefsin meşru istekleri vardır; önemli olan bunları aşırıya kaçırmamak ve ilahi sınırlara riayet etmektir. Nefis, terbiye edildiğinde kişiyi Allah'a yaklaştıran bir araç haline gelebilir.
  • C) Sufiler, toplumsal yaşamdan tamamen uzaklaşarak bireysel kurtuluşu öncelikli hedef olarak görürler.
  • Bu ifade yanlıştır. Genel tasavvuf anlayışında, sufilerin toplumsal yaşamdan tamamen uzaklaşması ve sadece bireysel kurtuluşu hedeflemesi söz konusu değildir. Aksine, birçok tasavvuf yolu, topluma hizmeti (hizmet), insanlarla iyi ilişkiler kurmayı, adaletli ve merhametli olmayı, yani "halk içinde Hak ile beraber olmayı" esas alır. Bazı sufilerin geçici olarak inzivaya çekilmesi (halvet) olsa da, bu genellikle bir eğitim ve arınma süreci olup, sonrasında topluma daha faydalı bir şekilde dönmeyi amaçlar. Toplumdan tamamen kopmak, tasavvufun genel ruhuna aykırıdır.
  • D) Tasavvuf, kişinin Allah ile olan ilişkisinde ihsan makamına ulaşmayı, yani Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmeyi öğütler.
  • Bu ifade doğrudur. İhsan, tasavvufun en yüksek makamlarından biridir ve Hz. Peygamber'in Cibril hadisinde tanımladığı gibi "Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek, sen O'nu görmesen de O'nun seni gördüğünü bilmek" anlamına gelir. Tasavvuf, bu bilinçle Allah'a yönelmeyi ve O'nunla derin bir bağ kurmayı hedefler.
  • E) Tasavvufi ahlak, sadece ibadetlerde değil, günlük hayattaki tüm ilişkilerde dürüstlük, adalet ve merhameti esas alır.
  • Bu ifade de doğrudur. Tasavvufi ahlak, sadece namaz, oruç gibi ibadetlerle sınırlı değildir. Kişinin aile, komşu, iş arkadaşları ve tüm insanlarla olan ilişkilerinde dürüst, adil, merhametli, hoşgörülü ve yardımsever olmasını öğütler. Güzel ahlak, tasavvufun özüdür ve yaşamın her alanına yayılır.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, tasavvufun ahlaki boyutuna ilişkin yanlış olan yargı C seçeneğidir.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18
Geri Dön