11. sınıf felsefe 2. dönem 1. yazılı 1. senaryo Test 1

Soru 06 / 18
18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesinin ortaya çıkışında, daha önceki dönemlerde gelişen rasyonalizm ve ampirizm akımlarının önemli bir etkisi olmuştur. Bu iki akım, bilginin kaynağı ve doğası üzerine farklı yaklaşımlar sunmuştur.
Bu bağlamda, rasyonalizm ve ampirizmin 18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesini hazırlayan düşünce ortamına katkısı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Rasyonalizm, bilginin kaynağını akılda görerek dogmatizme karşı eleştirel düşünceyi teşvik etmiştir.
B) Ampirizm, bilginin kaynağını deneyde görerek bilimsel yöntemin gelişmesine katkı sağlamıştır.
C) Her iki akım da, bilginin insan aklı tarafından edinilmesi ve işlenmesi üzerine odaklanmıştır.
D) Rasyonalizm ve ampirizm arasındaki tartışmalar, Immanuel Kant'ın eleştirel felsefesine zemin hazırlamıştır.
E) Her iki akım da, dinî inançların toplumsal yaşamdaki mutlak egemenliğini doğrudan ve tamamen reddetmiştir.

Sevgili öğrenciler, bu soruda 18. ve 19. yüzyıl felsefesinin temelini oluşturan rasyonalizm ve ampirizm akımlarının özelliklerini ve bu döneme katkılarını değerlendirmemiz isteniyor. Hangi ifadenin bu akımların katkısı hakkında "söylenemez" olduğunu bulacağız. Şimdi her bir seçeneği tek tek inceleyelim:

  • A) Rasyonalizm, bilginin kaynağını akılda görerek dogmatizme karşı eleştirel düşünceyi teşvik etmiştir.
    • Rasyonalizm (Descartes, Spinoza, Leibniz gibi düşünürlerle), bilginin temel kaynağının akıl ve mantık olduğunu savunur. Doğuştan gelen fikirler ve tümdengelim yöntemiyle kesin bilgiye ulaşılabileceğini öne sürer.
    • Bu yaklaşım, Orta Çağ'ın dogmatik (sorgulanmayan, eleştirilmeyen) inançlarına ve otoriteye dayalı bilgi anlayışına karşı çıkarak, bireysel aklın sorgulayıcı ve eleştirel gücünü ön plana çıkarmıştır. Bu nedenle bu ifade doğrudur.
  • B) Ampirizm, bilginin kaynağını deneyde görerek bilimsel yöntemin gelişmesine katkı sağlamıştır.
    • Ampirizm (Locke, Berkeley, Hume gibi düşünürlerle), bilginin tek kaynağının duyu deneyimleri olduğunu savunur. İnsan zihni doğuştan boş bir levha (tabula rasa) gibidir ve tüm bilgiler deneyimler aracılığıyla edinilir.
    • Bu vurgu, gözlem, deney ve tümevarım yöntemlerinin önemini artırmış, dolayısıyla modern bilimsel yöntemin temellerinin atılmasına ve gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Bu ifade de doğrudur.
  • C) Her iki akım da, bilginin insan aklı tarafından edinilmesi ve işlenmesi üzerine odaklanmıştır.
    • Rasyonalizm, bilginin doğrudan akıl yoluyla edinildiğini ve işlendiğini savunur.
    • Ampirizm ise bilginin deneyimlerden geldiğini ancak bu deneyimlerin insan zihni tarafından algılandığını, düzenlendiğini ve işlendiğini kabul eder. Her iki akım da, bilginin pasif bir şekilde alınmasından ziyade, insan zihninin aktif rolünü farklı şekillerde vurgulamıştır. Dolayısıyla, bilginin insan aklı tarafından edinilmesi ve işlenmesi süreci her ikisinin de odağındadır. Bu ifade doğrudur.
  • D) Rasyonalizm ve ampirizm arasındaki tartışmalar, Immanuel Kant'ın eleştirel felsefesine zemin hazırlamıştır.
    • Immanuel Kant, rasyonalizmin (akıldan gelen doğuştan bilgiler) ve ampirizmin (deneyden gelen bilgiler) tek başına yeterli olmadığını görmüştür. Kant, bilginin hem deneyimden geldiğini hem de insan zihninin doğuştan gelen kategorileri (zaman, mekan, nedensellik gibi) aracılığıyla düzenlendiğini savunmuştur.
    • Kant, özellikle David Hume'un (ampirist) eleştirileriyle "dogmatik uykusundan uyandığını" belirtmiş ve bu iki akım arasındaki açmazı aşmaya çalışarak kendi "eleştirel felsefesini" geliştirmiştir. Bu ifade kesinlikle doğrudur.
  • E) Her iki akım da, dinî inançların toplumsal yaşamdaki mutlak egemenliğini doğrudan ve tamamen reddetmiştir.
    • Bu ifade yanlıştır. Rasyonalizm ve ampirizm, bilginin kaynağı ve doğası üzerine odaklanmış akımlardır. Her ne kadar akıl ve deneyin önemini vurgulayarak dogmatik dini otoriteleri sorgulamaya zemin hazırlamış olsalar da, bu akımların temsilcilerinin çoğu dini inançlara sahipti ve din ile felsefeyi uzlaştırmaya çalışmışlardır.
    • Örneğin, rasyonalist Descartes Tanrı'nın varlığını kanıtlamaya çalışmış, Spinoza panteist bir Tanrı anlayışı geliştirmiş, ampirist Locke ise Hristiyanlığı akla uygun bir din olarak görmüştür. Onların amacı dini tamamen reddetmek değil, bilginin temellerini yeniden sorgulamaktı. "Doğrudan ve tamamen reddetmiştir" ifadesi bu akımların genel tutumu için çok güçlü ve hatalı bir genellemedir.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, E seçeneğindeki ifade, rasyonalizm ve ampirizm akımlarının dinî inançlara karşı tutumunu yanlış bir şekilde genellemektedir.

Cevap E seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18
Geri Dön