11. sınıf felsefe 2. dönem 1. yazılı 4. senaryo Test 2

Soru 14 / 14
John Stuart Mill (1806-1873), 19. yüzyılın önemli filozoflarından ve faydacılık (utilitaryanizm) akımının en önde gelen temsilcilerinden biridir. Faydacılık, ahlaki eylemlerin doğruluğunu, o eylemin neden olduğu mutluluğun veya faydanın miktarına göre belirleyen bir etik teorisidir. Mill, bu teoriyi geliştirerek sadece niceliksel değil, niteliksel mutluluğun da önemini vurgulamıştır.

Mill'in faydacılık anlayışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Bir eylemin ahlaki doğruluğunu, o eylemin mümkün olan en fazla sayıda insana en fazla mutluluğu getirmesiyle ölçer.
B) Mutluluğu sadece bedensel hazlarla sınırlamaz, entelektüel ve ahlaki hazları daha değerli görür.
C) Bireysel özgürlüğün, toplumun genel faydası için kısıtlanamayacağını, ancak başkalarına zarar vermediği sürece korunması gerektiğini savunur.
D) Ahlaki kararların sadece sonuçlarına odaklanarak, eylemin niyetini ve motivasyonunu tamamen göz ardı eder.
E) Azınlığın haklarının, çoğunluğun mutluluğu adına çiğnenemeyeceğini belirtir ve bireysel özgürlüğün önemini vurgular.

Merhaba sevgili öğrenciler,

John Stuart Mill'in faydacılık anlayışı, 19. yüzyıl felsefesinin en önemli akımlarından biridir. Bu soruda, Mill'in faydacılık teorisiyle ilgili yanlış olan ifadeyi bulmamız isteniyor. Şimdi her bir seçeneği Mill'in düşünceleri ışığında adım adım inceleyelim:

  • A) Bir eylemin ahlaki doğruluğunu, o eylemin mümkün olan en fazla sayıda insana en fazla mutluluğu getirmesiyle ölçer.

    Bu ifade, faydacılığın temel ilkesidir: "En büyük sayıya en büyük mutluluk." Mill, bir eylemin ahlaki olarak doğru olup olmadığını, o eylemin neden olduğu toplam mutluluğun veya faydanın miktarına göre belirler. Bu, Mill'in faydacılık anlayışının özüdür. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.

  • B) Mutluluğu sadece bedensel hazlarla sınırlamaz, entelektüel ve ahlaki hazları daha değerli görür.

    Mill, kendisinden önceki faydacı Jeremy Bentham'dan farklı olarak, hazları sadece niceliksel (miktarsal) olarak değil, niteliksel (kalite) olarak da değerlendirmiştir. O, "doymuş bir domuz olmaktansa, doymamış bir insan olmak daha iyidir; doymuş bir aptal olmaktansa, doymamış bir Sokrates olmak daha iyidir" diyerek entelektüel, ahlaki ve estetik hazların bedensel hazlardan daha üstün olduğunu savunmuştur. Bu ifade de doğrudur.

  • C) Bireysel özgürlüğün, toplumun genel faydası için kısıtlanamayacağını, ancak başkalarına zarar vermediği sürece korunması gerektiğini savunur.

    Bu ifade, Mill'in "Özgürlük Üzerine" adlı eserinde ortaya koyduğu "Zarar İlkesi"ni (Harm Principle) yansıtır. Mill'e göre, bir bireyin özgürlüğüne müdahale etmenin tek meşru nedeni, başkalarına zarar vermesini engellemektir. Bireyin kendi iyiliği veya mutluluğu için bile olsa, başkalarına zarar vermediği sürece özgürlüğü kısıtlanamaz. Bu ilke, uzun vadede toplumun genel faydasına ve ilerlemesine hizmet ettiğine inandığı için faydacılıkla uyumludur. Bu ifade de doğrudur.

  • D) Ahlaki kararların sadece sonuçlarına odaklanarak, eylemin niyetini ve motivasyonunu tamamen göz ardı eder.

    Faydacılık, eylemlerin ahlaki doğruluğunu sonuçlarına göre değerlendiren bir "sonuççu" (consequentialist) etik teorisidir. Yani bir eylemin iyi mi kötü mü olduğuna, o eylemin yarattığı fayda veya mutluluk miktarına bakarak karar verir. Ancak Mill, bir eylemin ahlaki değerini belirlerken niyetin ve motivasyonun "tamamen" göz ardı edildiğini söylemez. Niyetler, eylemin sonuçlarını etkileyebilir ve bir kişinin karakterini yansıtabilir. Mill, bir eylemin doğru olup olmadığını sonuçlarına göre değerlendirse de, eylemi gerçekleştiren kişinin karakterini ve niyetlerini de ahlaki bir değerlendirmenin parçası olarak kabul eder. Özellikle, iyi niyetli bir eylemin genellikle daha iyi sonuçlar doğurma eğiliminde olduğunu ve karakter gelişiminin önemini vurgular. Bu nedenle, niyetin ve motivasyonun "tamamen" göz ardı edildiğini söylemek, Mill'in felsefesini basitleştirmek ve yanlış yorumlamak olur. Bu ifade yanlıştır.

  • E) Azınlığın haklarının, çoğunluğun mutluluğu adına çiğnenemeyeceğini belirtir ve bireysel özgürlüğün önemini vurgular.

    Mill, faydacılığın "çoğunluğun tiranlığına" yol açabileceği eleştirilerine karşı, bireysel hakların ve azınlıkların korunmasının uzun vadede toplumun genel faydası için vazgeçilmez olduğunu savunmuştur. Bireysel özgürlüklerin ve farklı düşüncelerin bastırılmasının, toplumun ilerlemesini ve mutluluğunu engelleyeceğine inanmıştır. Bu ifade de doğrudur.

Yukarıdaki analizler sonucunda, John Stuart Mill'in faydacılık anlayışıyla ilgili yanlış olan ifadenin D seçeneği olduğu açıkça görülmektedir.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön