18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesi, insanın kendi aklını kullanarak dünyayı anlama ve dönüştürme kapasitesine odaklanmıştır. Bu dönemde akıl, sadece bilgi edinme aracı olmaktan öte, toplumsal düzenin ve ahlaki yaşamın da temel ilkesi olarak görülmüştür. Aydınlanma filozofları, bireyin özgürlüğünü ve haklarını savunmuş, bu doğrultuda siyasal ve sosyal reformların gerekliliğini vurgulamışlardır.
Bu dönemin felsefi yaklaşımının temelinde yatan en önemli ilke aşağıdakilerden hangisidir?
A) Geleneksel otoritelere mutlak bağlılık.
B) Dogmatik inançların sorgulanamazlığı.
C) İnsan aklının her alanda yol gösterici gücü.
D) Metafizik spekülasyonların bilginin tek kaynağı olduğu.
E) Deney ve gözlemin tamamen önemsiz olduğu.