Atatürk'ün Hatay meselesini "şahsi meselem" olarak nitelendirmesi, bu konuya verdiği önemi açıkça göstermektedir.
Aşağıdakilerden hangisi, Atatürk'ün Hatay davasındaki kararlılığını ve özverisini gösteren bir kanıttır?
A) Hatay sorununu Uluslararası Adalet Divanı'na taşıması
B) Hasta olmasına rağmen Hatay sorununu bizzat takip etmesi ve askeri tatbikatları denetlemesi
C) Milletler Cemiyeti'nden Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması için karar çıkarması
D) Fransa ile doğrudan askeri çatışmaya girilmesi emrini vermesi
Sevgili öğrenciler,
Bu soru, Atatürk'ün Hatay meselesine verdiği önemi ve bu konudaki kararlılığını anlamamızı istiyor. Atatürk'ün "şahsi meselem" ifadesi, bu konuyu ne kadar ciddiye aldığını ve kişisel bir dava olarak gördüğünü gösterir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Hatay sorununu Uluslararası Adalet Divanı'na taşıması: Hatay meselesi, daha çok siyasi ve diplomatik bir sorun olup, Milletler Cemiyeti (şimdiki Birleşmiş Milletler'in öncülü) çatısı altında ele alınmıştır. Uluslararası Adalet Divanı, genellikle devletler arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözer. Bu seçenek, Atatürk'ün kararlılığını gösterse de, tarihteki ana diplomatik platformu ve Atatürk'ün kişisel özverisini doğrudan yansıtmamaktadır.
- B) Hasta olmasına rağmen Hatay sorununu bizzat takip etmesi ve askeri tatbikatları denetlemesi: Bu seçenek, Atatürk'ün Hatay davasına verdiği önemi ve kişisel bağlılığını en net şekilde ortaya koymaktadır. Sağlık durumu kötüleşmesine rağmen, bizzat Hatay sınırına yakın bölgelere giderek askeri tatbikatları denetlemesi, hem Fransa'ya karşı bir gözdağı hem de konuyu ne kadar ciddiye aldığının ve son ana kadar takip ettiğinin bir göstergesidir. Bu durum, onun "şahsi meselem" sözünün arkasındaki özveriyi ve kararlılığı somutlaştırır.
- C) Milletler Cemiyeti'nden Hatay'ın Türkiye'ye bağlanması için karar çıkarması: Milletler Cemiyeti, Hatay için başlangıçta özerk bir statü kararı almıştır. Türkiye'nin yoğun diplomatik çabaları sonucunda Hatay Devleti kurulmuş ve ardından kendi meclisi kararıyla Türkiye'ye katılmıştır. Yani Milletler Cemiyeti doğrudan Türkiye'ye bağlanma kararı almamıştır. Ayrıca bu seçenek, Atatürk'ün kişisel özverisini ve hastalığına rağmen gösterdiği çabayı vurgulamamaktadır.
- D) Fransa ile doğrudan askeri çatışmaya girilmesi emrini vermesi: Atatürk, Hatay meselesinde diplomatik yolları ve siyasi baskıyı ön planda tutmuştur. Askeri tatbikatlar bir güç gösterisi olsa da, doğrudan bir askeri çatışma emri verilmemiştir. Atatürk, barışçıl yollarla sorunu çözmeye çalışmış, ancak gerektiğinde askeri gücünü göstermekten de çekinmemiştir. Bu seçenek, Atatürk'ün genel stratejisiyle tam olarak örtüşmemektedir ve kişisel özverisini doğrudan göstermez.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, Atatürk'ün hasta olmasına rağmen Hatay meselesini bizzat takip etmesi ve askeri tatbikatları denetlemesi, onun bu konudaki kararlılığını, özverisini ve "şahsi meselem" olarak nitelendirmesinin somut bir kanıtıdır.
Cevap B seçeneğidir.