8. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 2. yazılı 3. senaryo meb Test 2

Soru 02 / 14
Atatürkçülüğün temel esaslarından ikisi, tam bağımsızlık ve ulusal egemenliktir. Bu iki esas, Türk milletinin kendi kaderini belirleme hakkını ve devletin dış müdahalelerden arınmış olmasını vurgular.

Bu iki esasın aşağıdaki gelişmelerden hangisine doğrudan katkı sağladığı söylenemez?
A) Saltanatın kaldırılması
B) Misak-ı Millî'nin kabulü
C) Kapitülasyonların kaldırılması
D) Çok partili hayata geçiş denemeleri

Sevgili öğrenciler, bu soruyu çözmek için öncelikle Atatürkçülüğün temel esasları olan "tam bağımsızlık" ve "ulusal egemenlik" kavramlarını iyi anlamamız gerekiyor. Ardından, verilen seçeneklerin bu iki esasa doğrudan nasıl katkı sağladığını veya sağlamadığını değerlendireceğiz.

  • Tam Bağımsızlık: Bir devletin iç ve dış işlerinde hiçbir dış gücün etkisi altında kalmadan, kendi kararlarını kendisinin alabilmesidir. Devletin dış müdahalelerden arınmış olması demektir.
  • Ulusal Egemenlik: Devletin yönetim gücünün (egemenliğin) millete ait olması, milletin kendi kaderini belirleme hakkına sahip olmasıdır. Yönetim yetkisinin tek bir kişiye veya zümreye değil, doğrudan halka ait olmasıdır.

Şimdi seçenekleri bu iki esas ışığında inceleyelim:

  • A) Saltanatın kaldırılması:
    • Ulusal Egemenlik: Saltanat, egemenliğin tek bir kişiye (padişaha) ait olduğu bir sistemdi. Saltanatın kaldırılmasıyla egemenlik, kayıtsız şartsız millete geçmiştir. Bu, milletin kendi kaderini belirleme hakkının en temel ve doğrudan adımlarından biridir.
    • Tam Bağımsızlık: Saltanatın son dönemleri, dış güçlerin Osmanlı iç işlerine müdahalesine zemin hazırlıyordu. Saltanatın kaldırılması, dış müdahalelere açık bu yapının ortadan kaldırılmasına da hizmet etmiştir.
    • Bu nedenle, saltanatın kaldırılması hem ulusal egemenliğe hem de tam bağımsızlığa doğrudan katkı sağlamıştır.
  • B) Misak-ı Millî'nin kabulü:
    • Tam Bağımsızlık: Misak-ı Millî (Ulusal Ant), Türk vatanının sınırlarını çizen, kapitülasyonların kaldırılması, azınlık hakları, boğazlar gibi konularda tam bağımsızlık taleplerini içeren bir belgedir. Dış güçlere karşı ülkenin bağımsızlık ve egemenlik haklarını net bir şekilde ortaya koymuştur.
    • Ulusal Egemenlik: Milletin kendi toprakları üzerinde egemen olma ve kendi kaderini belirleme iradesini tüm dünyaya ilan etmiştir.
    • Bu nedenle, Misak-ı Millî'nin kabulü hem tam bağımsızlığa hem de ulusal egemenliğe doğrudan katkı sağlamıştır.
  • C) Kapitülasyonların kaldırılması:
    • Tam Bağımsızlık: Kapitülasyonlar, yabancı devletlere verilen ekonomik, hukuki ve idari ayrıcalıklardı. Bu ayrıcalıklar, Osmanlı Devleti'nin bağımsızlığını ciddi şekilde zedeliyordu. Kapitülasyonların kaldırılması, devletin dış müdahalelerden arınması ve ekonomik bağımsızlığını kazanması açısından hayati bir adımdır.
    • Ulusal Egemenlik: Kendi toprakları üzerinde tam yetki ve egemenlik kullanma hakkını pekiştirmiştir.
    • Bu nedenle, kapitülasyonların kaldırılması hem tam bağımsızlığa hem de ulusal egemenliğe doğrudan katkı sağlamıştır.
  • D) Çok partili hayata geçiş denemeleri:
    • Ulusal Egemenlik: Çok partili hayat, farklı siyasi görüşlerin mecliste temsil edilmesini ve halkın siyasi tercihlerini daha geniş bir yelpazede kullanmasını sağlar. Bu durum, ulusal egemenliğin (milletin kendi kaderini belirleme hakkının) daha geniş ve katılımcı bir şekilde kullanılmasını destekler. Ancak, bu, ulusal egemenliğin *nasıl kullanılacağı* ile ilgili bir durumdur, ulusal egemenliğin *kazanılması* veya *temelinin atılması* ile ilgili değildir. Ulusal egemenlik zaten saltanatın kaldırılmasıyla kazanılmıştır.
    • Tam Bağımsızlık: Çok partili hayata geçiş denemelerinin, devletin dış müdahalelerden arınması veya tam bağımsızlığını kazanmasıyla doğrudan bir bağlantısı yoktur. Bir ülkenin çok partili olması, o ülkenin bağımsız olup olmadığını doğrudan etkilemez.
    • Diğer seçenekler, tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik esaslarının *kazanılması*, *tesis edilmesi* veya *korunması* için atılmış temel adımlarken, çok partili hayata geçiş denemeleri, zaten kazanılmış olan ulusal egemenliğin *demokratikleşme sürecini* ve *işleyişini* ilgilendirir. Bu nedenle, bu iki esasa diğerleri kadar doğrudan ve temel bir katkı sağladığı söylenemez.

Yukarıdaki analizler sonucunda, çok partili hayata geçiş denemelerinin, tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik esaslarının doğrudan kazanılması veya korunmasıyla ilgili temel bir adım olmadığı, daha çok bu esaslar üzerine inşa edilen demokratikleşme sürecinin bir parçası olduğu anlaşılmaktadır.

Cevap D seçeneğidir.
↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön