Kristal katılar, atomların, iyonların veya moleküllerin düzenli, tekrarlayan bir üç boyutlu yapıda istiflendiği katılardır. Bu düzenli yapı, kristal kafes olarak adlandırılır. Kristal katılar genellikle dört ana sınıfa ayrılır: iyonik, moleküler, kovalent (ağ) ve metalik katılar. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu ifade yanlıştır. İyot ($I_2$) molekülleri, apolar kovalent bağlarla birbirine bağlı iki iyot atomundan oluşur. Katı iyotta, bu $I_2$ molekülleri arasında zayıf London dağılım kuvvetleri (bir tür van der Waals kuvveti) bulunur. Bu nedenle, iyot bir moleküler katıdır, kovalent (ağ) kristal değildir. Kovalent kristallerde atomlar, tüm yapı boyunca uzanan güçlü kovalent bağlarla birbirine bağlıdır (örneğin elmas, silisyum dioksit).
Bu ifade de yanlıştır. Grafit, karbonun bir allotropudur ve bir kovalent (ağ) katıdır. Grafitin yapısı, altıgen halkalardan oluşan tabakalar halindedir ve bu tabakalar arasında zayıf kuvvetler bulunur. Her karbon atomu üç başka karbon atomuna kovalent olarak bağlıdır ve dördüncü değerlik elektronu tabakalar içinde serbestçe hareket edebilir (delokalize elektronlar). Bu delokalize elektronlar sayesinde grafit, elektriği iyi iletir. İyonik katılar ise iyonlar arası elektrostatik çekimle bir arada tutulur ve genellikle katı halde elektriği iletmezler (erimiş halde veya çözeltide iletirler).
Bu ifade doğrudur. Metalik bağın açıklanmasında kullanılan temel modellerden biri "elektron denizi modeli"dir. Bu modele göre, metal atomlarının değerlik elektronları atomlara sıkıca bağlı değildir; bunun yerine, tüm metal yapısı boyunca serbestçe hareket edebilen bir "elektron denizi" oluştururlar. Pozitif yüklü metal iyonları (çekirdekler ve iç kabuk elektronları) bu elektron denizi içinde düzenli bir kafes yapısında bulunur ve elektron denizi, pozitif iyonları bir arada tutan bir "yapıştırıcı" görevi görür. Bu model, metallerin yüksek elektrik iletkenliği, ısı iletkenliği ve dövülebilirlik gibi özelliklerini açıklar.
Bu ifade yanlıştır. Moleküler katılar, moleküller arasında zayıf moleküller arası kuvvetlerle (London dağılım kuvvetleri, dipol-dipol etkileşimleri, hidrojen bağları) bir arada tutulur. Bu kuvvetler, kovalent, iyonik veya metalik bağlara göre çok daha zayıftır. Bu nedenle, moleküler katıları eritmek için gereken enerji miktarı düşüktür ve dolayısıyla erime noktaları genellikle düşüktür (örneğin su buzu, kuru buz, iyot).
Bu ifade kesinlikle yanlıştır. Elmas, karbonun bir allotropudur ve mükemmel bir kovalent (ağ) katı örneğidir. Elmasın yapısında her karbon atomu, dört başka karbon atomuna güçlü kovalent bağlarla tetrahedral (dörtyüzlü) bir şekilde bağlanmıştır. Bu, tüm kristal boyunca uzanan devasa bir molekül yapısı oluşturur. Elmas, iyonik bir yapı değildir; çünkü yapısında iyonlar bulunmaz ve atomlar arası bağlar kovalenttir. Birim hücre kavramı tüm kristal katılar için geçerli olsa da, elmasın iyonik bir yapı olarak tanımlanması yanlıştır.
Cevap C seçeneğidir.