Merhaba sevgili öğrenciler,
Biyoçeşitliliğin korunması, tek bir ülkenin çabalarıyla değil, tüm dünyanın ortak sorumluluğu ve iş birliğiyle mümkün olabilecek küresel bir meseledir. Bu nedenle, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik alınan önlemler genellikle uluslararası düzeyde iş birliğini ve ortak sorumluluğu vurgular.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu, biyoçeşitliliğin korunması için atılan en temel küresel adımlardan biridir. Biyoçeşitlilik Sözleşmesi (CBD) gibi anlaşmalar, ülkeleri biyoçeşitliliği koruma, sürdürülebilir kullanma ve genetik kaynaklardan elde edilen faydaları adil bir şekilde paylaşma konusunda ortak hedefler etrafında birleştirir. Bu nedenle, bu ifade kesinlikle söylenebilir.
İklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybının en büyük nedenlerinden biridir. Habitat kaybı, türlerin göç paternlerinin bozulması ve ekosistemlerin değişimi gibi etkileri vardır. Dolayısıyla, küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadele etmek, doğrudan biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik küresel bir önlemdir. Bu ifade de söylenebilir.
Yaban hayatı ticareti, birçok türün neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olan önemli bir tehdittir. CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) gibi uluslararası anlaşmalar, bu ticareti düzenleyerek ve kısıtlayarak türlerin korunmasına yardımcı olur. Bu da küresel düzeyde alınan önemli bir önlemdir ve söylenebilir.
Bu ifade, biyoçeşitliliğin küresel doğasına ve ortak sorumluluk ilkesine aykırıdır. Biyoçeşitlilik, ulusal sınırları aşan bir değerdir; göçmen türler, paylaşılan ekosistemler ve genetik kaynakların küresel faydaları söz konusudur. Bir ülkedeki biyoçeşitlilik kaybı, diğer ülkeleri ve küresel ekosistemi de etkileyebilir. Küresel önlemler, tam tersine, biyoçeşitliliğin tüm insanlığın ortak mirası olduğunu ve korunmasının uluslararası iş birliği gerektirdiğini savunur. Bu nedenle, bu ifade söylenemez.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Küresel Çevre Fonu (GEF) gibi uluslararası kuruluşlar, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki biyoçeşitlilik koruma projelerine finansal ve teknik destek sağlayarak küresel çabalara katkıda bulunur. Bu, biyoçeşitliliğin korunması için hayati bir küresel mekanizmadır ve söylenebilir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik küresel düzeyde alınan önlemler, uluslararası iş birliğini, ortak sorumluluğu ve sınır ötesi yaklaşımları içerir. "Her ülkenin sadece kendi sınırları içindeki biyoçeşitlilikten sorumlu olduğunu savunmak" ifadesi, bu küresel yaklaşımın tam tersidir.
Cevap D seçeneğidir.