Sevgili öğrenciler, bu soruda Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüyle ilgili doğru bilgiyi bulmamız isteniyor. Her seçeneği dikkatlice inceleyelim ve İslam inancına göre doğru olanı belirleyelim.
Bu ifade yanlıştır. Peygamberlik, Allah tarafından seçilen ve görevlendirilen özel bir makamdır. Hiçbir insan kendi çabasıyla peygamber olamaz. Allah, mesajını iletmek üzere dilediği kullarını peygamber olarak seçer.
Bu ifade de yanlıştır. Hz. Muhammed'in peygamberliği evrenseldir. Kur'an-ı Kerim'de de belirtildiği gibi, o tüm insanlığa, hatta tüm âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Mesajı, belirli bir coğrafya veya millete değil, kıyamete kadar gelecek bütün insanlara yöneliktir.
İşte bu ifade doğrudur. Peygamberlerin en temel görevi, Allah'tan aldıkları vahiyleri (ilahi mesajları) eksiksiz ve doğru bir şekilde insanlara ulaştırmaktır. Hz. Muhammed de Cebrail aracılığıyla Allah'tan vahiy almış ve bu vahiyleri (Kur'an-ı Kerim'i) insanlara tebliğ etmiştir. Bu, peygamberliğin özünü oluşturur.
Bu ifade doğru değildir. İslam inancına göre Hz. Muhammed, kendisinden önceki peygamberlerin getirdiği tevhid (Allah'ın birliği) inancını ve temel ahlaki prensipleri onaylamış, ancak zamanla tahrif edilmiş (bozulmuş) kısımları düzeltmiş ve ilahi mesajı tamamlamıştır. Önceki peygamberlerin mesajlarını tamamen ortadan kaldırmak yerine, onları tasdik etmiş ve son şeklini vermiştir.
Bu ifade de yanlıştır. Hz. Muhammed'in peygamberliğini ispatlayan birçok mucizesi vardır. En büyük ve kalıcı mucizesi Kur'an-ı Kerim'dir. Bunun yanı sıra, Ay'ın ikiye ayrılması, parmaklarından su akması, az yiyecekle çok kişiyi doyurması gibi pek çok maddi mucize de göstermiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüyle ilgili doğru bilgi, onun Allah'tan vahiy alarak ilahi mesajları insanlara tebliğ etmesidir.
Cevap C seçeneğidir.