18. yüzyıl düşünürlerinden John Locke'a göre, insan zihni doğuştan boş bir levha (tabula rasa) gibidir. Tüm bilgilerimiz deneyimler yoluyla elde edilir. Deneyimler ise duyular ve içsel gözlem (refleksiyon) olmak üzere iki kaynaktan gelir. Locke, bu görüşleriyle rasyonalistlerin doğuştan gelen bilgi fikirlerine karşı çıkar.
Locke'un bu argümanı felsefi açıdan değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Bilginin kaynağını yalnızca akılda gören rasyonalist yaklaşımları destekler.
B) Duyuların yanıltıcı olduğunu ve bilginin kesinliğine engel olduğunu savunur.
C) Bilginin oluşumunda deneyim ve duyusal verilerin merkezi rolünü vurgular.
D) İnsan zihninin doğuştan belirli kategorilere sahip olduğunu öne sürer.
E) Felsefi sorgulamanın metafizik alanla sınırlı kalması gerektiğini belirtir.