20. yüzyıl felsefesinin önemli akımlarından biri olan varoluşçuluk, insanın evrende bir anlam veya amaç bulma çabası ile evrenin kayıtsızlığı arasındaki çelişkiyi vurgular. Bu çelişki, Albert Camus gibi filozoflar tarafından "absürtlük" olarak adlandırılır. İnsan, anlam arayışında bulunurken, evrenin ona herhangi bir hazır anlam sunmadığını fark eder. Bu durum, bireyde bir yabancılaşma ve anlamsızlık duygusu yaratabilir.
Varoluşçu felsefenin "absürtlük" kavramına yönelik aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
A) İnsanlığın evrensel bir amacı olduğunu ve bu amaca ulaşmanın mümkün olduğunu belirtir.
B) Evrenin insan için önceden belirlenmiş bir anlam taşıdığını savunur.
C) İnsanın anlam arayışı ile evrenin kayıtsızlığı arasındaki çelişkiyi ifade eder.
D) İnsanın bu çelişkiyi kolayca aşabileceği konusunda iyimser bir bakış açısı sunar.
E) Bireyin, toplumsal normlara uyarak absürtlükten kurtulabileceğini öne sürer.