Merhaba sevgili öğrenciler!
Bugün birlikte çok güzel bir soru çözeceğiz ve söz sanatları konusunu daha iyi anlayacağız. Sorumuz şu: "Güneş, utancından yüzünü bulutların arkasına sakladı." Bu cümlede hangi söz sanatı ağır basıyor?
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
- A) Hüsn-i Talil: Hüsn-i talil, bir olayı gerçek nedeninin dışında, daha güzel ve hayali bir nedene bağlamaktır. Örneğin, "Ağacın yaprakları, sevgilinin gelişine sevinçten titriyordu" gibi. Bu cümlede güneşin utanmasıyla ilgili bir durum var ama bu hüsn-i talil değil.
- B) Teşhis (Kişileştirme): Teşhis, cansız varlıklara veya hayvanlara insan özelliklerini vermektir. Yani, onları sanki bir insan gibi konuşturmak, düşündürmek veya hissettirmek. "Güneş, utancından yüzünü bulutların arkasına sakladı" cümlesinde güneşin utanması ve yüzünü saklaması, insana özgü davranışlardır. Bu nedenle burada teşhis sanatı vardır.
- C) İntak (Konuşturma): İntak, cansız varlıkları veya hayvanları konuşturmaktır. Teşhis ile yakından ilişkilidir ancak intakta konuşma eylemi belirgin olarak bulunur. Sorumuzdaki cümlede güneş konuşmuyor, sadece utanma duygusuyla hareket ediyor.
- D) Tecahül-i Arif: Tecahül-i arif, bir şeyi bildiği halde bilmiyormuş gibi yapmaktır. Amaç, anlatıma farklı bir güzellik katmaktır. Sorumuzdaki cümlede böyle bir durum söz konusu değil.
Gördüğünüz gibi, güneşin utanması ve yüzünü saklaması insana ait özelliklerdir. Bu nedenle bu cümlede ağır basan söz sanatı teşhistir (kişileştirme).
Harikasınız! Söz sanatları konusunda adım adım ilerliyoruz. Unutmayın, pratik yaparak ve dikkatli okuyarak bu konuyu çok daha iyi anlayabilirsiniz.
Cevap B seçeneğidir.