Türkiye'nin 1932'de Milletler Cemiyeti'ne, 1934'te Balkan Antantı'na, 1937'de Sadabat Paktı'na katılması aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?
A) Dış politikada çok yönlü ve barışçıl ilişkiler kurma
B) Askeri ittifaklar oluşturma
C) Ekonomik yaptırımlar uygulama
D) Kültürel değerleri ihraç etme
Sevgili öğrenciler, bu soru, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonraki ilk yıllarda izlediği dış politika ilkelerini anlamamız açısından çok önemli. Şimdi adım adım bu soruyu inceleyelim:
- Türkiye'nin Dış Politika Anlayışı: Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye, "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" (Yurtta Barış, Dünyada Barış) ilkesini benimsemiştir. Bu ilke, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda barışı ve güvenliği hedefleyen bir dış politika izleneceğinin açık bir göstergesidir.
- Milletler Cemiyeti'ne Katılım (1932): Milletler Cemiyeti, I. Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası barışı ve iş birliğini sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgüttü. Türkiye'nin bu cemiyete katılması, uluslararası sistemin bir parçası olma, sorunları barışçıl yollarla çözme ve kolektif güvenliğe katkıda bulunma isteğini açıkça ortaya koyar. Bu, barışçıl ilişkiler kurma çabasının küresel düzeydeki bir örneğidir.
- Balkan Antantı'na Katılım (1934): Balkan Antantı, Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan bir bölgesel güvenlik paktıydı. Amacı, Balkanlar'daki mevcut sınırları ve statükoyu korumak, bölge ülkeleri arasında barışı ve iş birliğini sağlamaktı. Özellikle II. Dünya Savaşı öncesinde artan saldırgan politikalar karşısında bölgesel barışı ve güvenliği teminat altına almayı hedefliyordu. Bu, bölgesel düzeyde barışçıl ilişkiler kurma ve sürdürme isteğinin bir göstergesidir.
- Sadabat Paktı'na Katılım (1937): Sadabat Paktı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan bir başka bölgesel güvenlik ve dostluk antlaşmasıydı. Bu pakt da, Ortadoğu'da barışı, güvenliği ve iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmeyi, karşılıklı sınırların dokunulmazlığını garanti altına almayı amaçlıyordu. Bu da yine bölgesel düzeyde barışçıl ve çok yönlü ilişkiler kurma politikasının bir parçasıdır.
- Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- A) Dış politikada çok yönlü ve barışçıl ilişkiler kurma: Yukarıda açıkladığımız gibi, Türkiye'nin hem küresel (Milletler Cemiyeti) hem de bölgesel (Balkan Antantı, Sadabat Paktı) düzeyde farklı ülkelerle ve örgütlerle iş birliği yapması, barışı ve güvenliği hedeflemesi, bu seçeneği doğru kılmaktadır. "Çok yönlü" ifadesi, farklı coğrafyalarda ve farklı türdeki anlaşmalarla ilişki kurmayı, "barışçıl" ifadesi ise bu anlaşmaların temel amacının barış ve güvenlik olduğunu vurgular.
- B) Askeri ittifaklar oluşturma: Bu paktlar, savunma ve güvenlik amaçlı olsa da, temel olarak saldırgan bir askeri ittifak kurmaktan ziyade, mevcut barışı ve sınırları korumaya yönelikti. Milletler Cemiyeti ise doğrudan askeri bir ittifak değildir. Bu nedenle bu ifade, durumu tam olarak açıklamaz.
- C) Ekonomik yaptırımlar uygulama: Verilen örnekler ekonomik yaptırımlarla ilgili değildir.
- D) Kültürel değerleri ihraç etme: Verilen örnekler kültürel ilişkilerden ziyade siyasi ve güvenlik odaklıdır.
Görüldüğü gibi, Türkiye'nin bu dönemde attığı tüm adımlar, uluslararası ve bölgesel alanda barışı, güvenliği ve istikrarı sağlamaya yönelik çok yönlü bir dış politikanın ürünüdür.
Cevap A seçeneğidir.