Anlatım bozuklukları çıkmış sorular KPSS Test 1

Soru 07 / 10

🎓 Anlatım bozuklukları çıkmış sorular KPSS Test 1 - Ders Notu

Merhaba sevgili öğrenciler! Bu ders notu, KPSS'de sıkça karşılaştığınız anlatım bozuklukları konusunu kolayca anlamanıza yardımcı olmak için hazırlandı. Testlerde karşınıza çıkabilecek başlıca anlatım bozukluğu türlerini, sade örneklerle ve önemli ipuçlarıyla ele alacağız. Hazırsanız, başlayalım!

📌 Anlamla İlgili Anlatım Bozuklukları

Cümlede ifade edilen anlamın açık, net ve doğru olmaması durumunda ortaya çıkan bozukluklardır. Genellikle sözcük seçimi, yerleşimi veya anlam ilişkilerinden kaynaklanır.

1. Gereksiz Sözcük Kullanımı: Bir sözcük veya ekin cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında herhangi bir daralma veya bozulma olmuyorsa, o sözcük/ek gereksizdir. Genellikle eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılmasıyla ortaya çıkar.

  • Örnek: "Henüz daha karar vermedim." (Daha sözcüğü gereksizdir, "Henüz karar vermedim." yeterlidir.)
  • Örnek: "Karşılıklı mektuplaştılar." (Mektuplaşmak eylemi zaten karşılıklı yapıldığını ifade eder.)
  • Örnek: "Onunla ilk tanışmamızda çok heyecanlandım." (Tanışmak zaten ilk kez olur, "ilk" gereksiz.)

2. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması: Cümlede birbirine zıt anlamlar taşıyan sözcüklerin aynı anda kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin anlamını belirsiz veya yanlış kılar.

  • Örnek: "Tam üç yıla yakın bir süre burada çalıştı." (Tam ve yakın ifadeleri çelişir.)
  • Örnek: "Elbette bu soruyu kesinlikle çözersin." (Elbette ve kesinlikle aynı anda kullanılmaz.)
  • Örnek: "Şüphesiz bu maçı kesin kazanırız." (Şüphesiz ve kesin kelimeleri çelişir.)

3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Bir sözcüğün cümlede kastedilen anlamdan farklı bir anlamda kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin yanlış anlaşılmasına neden olur.

  • Örnek: "Bu konuda gençleri azımsamak doğru değil." (Azımsamak (sayıca az bulmak) yerine küçümsemek (değerini az bulmak) kullanılmalı.)
  • Örnek: "Yaptığı resimler çok pahalıya mal oldu." (Pahalıya mal olmak yerine pahalıya satılmak/değer görmek gibi bir ifade kullanılmalı, ya da "çok masraflı oldu" denmeli.)
  • Örnek: "Fiyatlar çok pahalı olduğu için alamadım." (Fiyatlar pahalı olmaz, ürünler pahalı olur.)

4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması: Cümledeki bir sözcüğün, anlamı veya vurguyu değiştirecek şekilde yanlış bir konumda kullanılmasıdır. Genellikle sıfatların veya zarfların yanlış yere gelmesiyle oluşur.

  • Örnek: "Yeni eve gelmiştim ki telefon çaldı." (Eve yeni gelmiştim olmalı. "Yeni ev" anlamı oluşuyor.)
  • Örnek: "Çok odun kömür aldık." (Çok odun ve kömür aldık olmalı. "Çok odun" anlamı oluşuyor.)
  • Örnek: "Her okula giden bu konuyu bilir." (Bu konuyu okula giden her öğrenci bilir olmalı.)

5. Deyim ve Atasözü Yanlışları: Deyim ve atasözlerinin kalıplaşmış yapıları vardır. Bu yapıların bozulması, sözcüklerinin değiştirilmesi veya yanlış anlamda kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

  • Örnek: "Ayakları suya erdi." (Ayakları suya ermek değil, "etekleri zil çalmak" veya "ayakları yere basmak" gibi bir deyim kastedilmiş olabilir. "Ayakları suya ermek" diye bir deyim yoktur.)
  • Örnek: "Göz kulak olmak yerine göz atmak." (Deyimlerin anlamları karıştırılmış.)
  • Örnek: "Ona yardım etmek için elinden geleni ardına koymadı." (Elinden geleni ardına koymamak, kötülük yapmak anlamındadır. Yardım etmek için "elinden geleni yaptı" olmalı.)

6. Anlam Belirsizliği (Adıl Eksikliği): Cümlede bir ismin yerini tutan zamirin (o, onun) kullanılmaması veya belirsiz bırakılması sonucu, cümlenin birden fazla anlama gelmesidir.

  • Örnek: "Okula gitmediğini duydum." (Senin mi, onun mu okula gitmediği belli değil.)
  • Örnek: "Arabasına binip gitti." (Kimin arabası? Onun mu, başkasının mı?)
  • Örnek: "Kardeşini dün akşam gördüm." (Senin kardeşin mi, onun kardeşi mi?)

7. Mantık ve Sıralama Yanlışları: Cümlede ifade edilen düşüncelerin mantıksal bir sıra içinde olmaması veya mantık kurallarına aykırı olmasıdır.

  • Örnek: "Bırakın domates soymayı, yemek bile yapamaz." (Domates soymak yemek yapmaktan daha kolaydır, sıralama yanlış.)
  • Örnek: "İlk kez gerçekleşen gösteriye katılım rekor düzeydeydi." (İlk kez gerçekleşen bir şeyin rekor kırması mantıksızdır.)
  • Örnek: "Beyin kanaması geçiren hasta ölebilir, hatta felç kalabilir." (Ölüm, felç kalmaktan daha ciddi bir sonuçtur, sıralama yanlış.)

💡 İpucu: Anlamla ilgili bozuklukları bulmak için cümleyi dikkatlice okuyun ve her kelimenin yerini, anlamını sorgulayın. Cümleden bir kelimeyi çıkardığınızda anlam bozulmuyorsa, o kelime gereksizdir!

📌 Yapıyla İlgili Anlatım Bozuklukları

Cümledeki öğeler (özne, nesne, tümleç, yüklem) arasındaki uyumsuzluklar veya eksikliklerden kaynaklanan bozukluklardır. Genellikle birden fazla yargının bulunduğu (sıralı, bağlı, birleşik) cümlelerde görülür.

1. Özne Eksikliği: Birleşik veya sıralı cümlelerde, ikinci yargının öznesinin belirtilmemesi veya ilk yargının öznesinin ikinci yargıya uymaması durumudur.

  • Örnek: "Maç iptal edildi, herkes evine döndü." (İkinci yargının öznesi "herkes" açıkça belirtilmeliydi. "Maç iptal edildi, *herkes* evine döndü." şeklinde olmalı.)
  • Örnek: "Bu bina çok eski ama onarılacak." (Ne onarılacak? Bina mı? "Bu bina çok eski ama *o* onarılacak." veya "ama *bina* onarılacak." olmalı.)
  • Örnek: "Hasta iyileşti ve taburcu edildi." (Kim taburcu edildi? *Hasta* taburcu edildi.)

2. Nesne Eksikliği: Birleşik veya sıralı cümlelerde, ikinci yargının nesnesinin belirtilmemesi veya ilk yargının nesnesinin ikinci yargıya uymaması durumudur.

  • Örnek: "Çocuğa sarıldı ve öptü." (Kimi öptü? "Çocuğa sarıldı ve *onu* öptü." olmalı.)
  • Örnek: "Romanı çok sevdim, herkese tavsiye ederim." (Neyi tavsiye ederim? "Romanı çok sevdim, *onu* herkese tavsiye ederim." olmalı.)
  • Örnek: "Arkadaşına çok güvenir, her zaman destek olurdu." (Kime destek olurdu? *Ona* destek olurdu.)

3. Tümleç Eksikliği (Dolaylı Tümleç / Zarf Tümleci): Birleşik veya sıralı cümlelerde, ikinci yargının tümlecinin (dolaylı tümleç, zarf tümleci) belirtilmemesi veya ilk yargının tümlecinin ikinci yargıya uymaması durumudur.

  • Örnek (Dolaylı Tümleç): "Arkadaşına güveniyor ve yardım ediyordu." (Kime yardım ediyordu? "Arkadaşına güveniyor ve *ona* yardım ediyordu." olmalı.)
  • Örnek (Zarf Tümleci): "Derslerine hiç çalışmaz, hep oyun oynardı." (Ne zaman oyun oynardı? "Derslerine hiç çalışmaz, *her zaman* oyun oynardı." veya "Derslerine hiç çalışmaz, *sürekli* oyun oynardı." gibi bir zarf tümleci eksik.)
  • Örnek (Dolaylı Tümleç): "Bu konuyu çok sevdim, sık sık başvururum." (Neye başvururum? *Buna* sık sık başvururum.)

4. Yüklem Eksikliği: Birden fazla yargının bulunduğu cümlelerde, ortak kullanılamayan yüklemin eksik bırakılmasıdır. Genellikle ad cümlelerinde veya farklı zaman/kip gerektiren eylem cümlelerinde görülür.

  • Örnek: "Ben çayı, o kahveyi sever." (Ben çayı severim, o kahveyi sever olmalı.)
  • Örnek: "Sabahları erken kalkar, kahvaltı yaparız." (Sabahları erken kalkarız, kahvaltı yaparız olmalı.)
  • Örnek: "Dün hava soğuk, bugün ise sıcak." (Dün hava soğuktu, bugün ise sıcak olmalı.)

5. Çatı Uyumsuzluğu: Birleşik veya sıralı cümlelerde, eylemlerin çatı (etken/edilgen) bakımından birbiriyle uyumsuz olmasıdır. Genellikle ilk yargı edilgen, ikinci yargı etken olduğunda ortaya çıkar.

  • Örnek: "Bütün ev temizlendi ve eşyalar yerleştirdik." (Temizlendi (edilgen) ise yerleştirildi (edilgen) olmalıydı. Ya da temizledik (etken) olmalıydı.)
  • Örnek: "Sorular çözülüp öğretmenine verdi." (Çözülüp (edilgen) ise verildi (edilgen) olmalıydı. Ya da çözüp (etken) ise verdi (etken) olmalıydı.)
  • Örnek: "Kapı açılıp içeri girdi." (Açılıp (edilgen) ise girildi (edilgen) olmalıydı. Ya da açıp (etken) ise girdi (etken) olmalıydı.)

6. Tamlama Yanlışları: İsim veya sıfat tamlamalarının yanlış kurulması, tamlayan veya tamlanan eksikliği/uyumsuzluğu durumudur. Özellikle birden fazla tamlananın tek bir tamlayana bağlanmaya çalışılmasıyla oluşur.

  • Örnek: "Siyasi ve ekonomi konuları ele alındı." (Siyasi konular ve ekonomi konuları olmalıydı. "Siyasi ekonomi" gibi yanlış bir tamlama oluşuyor.)
  • Örnek: "Devlet ve özel okullar." (Devlet okulları ve özel okullar olmalıydı.)
  • Örnek: "Bu toplantıda kültürel ve sanat etkinlikleri konuşuldu." (Kültürel etkinlikler ve sanat etkinlikleri olmalıydı.)

7. Ek Fiil Eksikliği: Özellikle sıralı veya bağlı cümlelerde, ortak kullanılamayan ek fiilin (idi, imiş, ise, -dir) eksik bırakılmasıdır.

  • Örnek: "O akıllı ama kardeşi tembeldi." (O akıllıydı ama kardeşi tembeldi olmalı.)
  • Örnek: "Dün hava soğuk, bugün ise sıcak." (Dün hava soğuktu, bugün ise sıcak olmalı.)
  • Örnek: "Bu elbise güzel ama pahalı." (Bu elbise güzeldi ama pahalıydı olmalı.)

⚠️ Dikkat: Yapıyla ilgili bozukluklar genellikle uzun, birden fazla yargı içeren cümlelerde karşımıza çıkar. Cümledeki her bir yüklemin öznesini, nesnesini ve tümleçlerini ayrı ayrı kontrol edin!

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön