Temel hak ve özgürlükler, bir hukuk devletinin olmazsa olmaz unsurlarıdır. Bu hakların korunması ve güvence altına alınması, devletin en temel görevlerindendir. Ancak, bu hakların hangi yöntemlerle düzenlenebileceği, özellikle de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ile düzenlenip düzenlenemeyeceği, önemli bir tartışma konusudur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, temel hak ve özgürlüklerin düzenlenmesi konusunda belirli sınırlar çizmiştir. Anayasa'nın temel ilkelerine göre, bu haklar ancak kanunla düzenlenebilir. Bu durum, CBK'lerin yetki alanını daraltmaktadır.
Anayasa'nın 13. maddesi, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceğini belirtir. Bu ilke, yasama organının (Türkiye Büyük Millet Meclisi - TBMM) bu konudaki yetkisini vurgular. Kanunla düzenleme ilkesi, keyfiliği önlemeyi ve hukuk güvenliğini sağlamayı amaçlar.
CBK'ler, Anayasa'nın 104. ve 119. maddelerinde düzenlenmiştir. CBK'ler, genellikle yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarılabilir. Ancak, Anayasa'nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda CBK çıkarılamaz. Bu durum, temel hak ve özgürlüklerin CBK ile düzenlenmesinin önünde önemli bir engel teşkil eder.
Olağanüstü hal (OHAL) durumlarında, Anayasa'nın 121. maddesi uyarınca çıkarılan CBK'ler ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemeler yapılabilir. Ancak bu durum, OHAL'in ilan edildiği bölge ve süreyle sınırlıdır. OHAL CBK'leri, temel hakların kullanımını geçici olarak askıya alabilir veya sınırlandırabilir. Ancak, bu sınırlamaların da ölçülü ve gerekli olması gerekmektedir.
Temel hak ve özgürlükler, hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır ve bu hakların korunması büyük önem taşır. Anayasa'nın açık hükümleri gereğince, bu haklar ancak kanunla düzenlenebilir. CBK'ler, genellikle yürütme yetkisine ilişkin konularda çıkarılabilir ve temel hakların düzenlenmesi konusunda istisnai durumlar dışında yetkili değildir. Olağanüstü hal durumlarında çıkarılan CBK'ler ile sınırlamalar getirilebilir, ancak bu sınırlamaların da ölçülü ve gerekli olması şarttır.