II. Abdülhamit dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nda eğitim alanında hem modernleşmenin hem de geleneksel değerlerin korunmasının bir arada yürütüldüğü önemli bir zaman dilimidir. Bu dönemdeki eğitim politikalarını anlamak, sorunun doğru cevabına ulaşmamızı sağlayacaktır.
- II. Abdülhamit, bir yandan Batı tarzı modern eğitim kurumlarını (rüştiyeler, idadiler, sultânîler, meslek okulları ve Darülfünun gibi) yaygınlaştırarak devletin modernleşme ihtiyacını karşılamaya çalışmıştır. Bu okullar, devlete nitelikli memur ve teknik eleman yetiştirmeyi hedefliyordu.
- Diğer yandan, toplumun dini ve kültürel yapısını göz ardı etmemiş, geleneksel İslami eğitimi de güçlendirme ve kontrol altında tutma yoluna gitmiştir. Bu, hem toplumsal dengeyi koruma hem de modernleşme sürecinde ortaya çıkabilecek ideolojik boşlukları doldurma amacı taşıyordu.
- Geleneksel İslami eğitim kurumları yüzyıllardır var olan ve dini ilimlerin öğretildiği yerler olan medreselerdi. Abdülhamit döneminde medreseler tamamen ortadan kaldırılmamış, aksine bazı reformlarla ve yeni açılan medreselerle geleneksel eğitimin devamlılığı sağlanmaya çalışılmıştır. Hatta bazı medreselerin müfredatına modern dersler de eklenerek bir denge kurulmaya çalışılmıştır.
- Seçeneklere baktığımızda:
- A) Mektebi: Bu, genel olarak "okul" anlamına gelen bir kelimedir ve belirli bir okul türünü ifade etmez.
- C) İdadi: Modern ortaokul seviyesindeki okullardır. Geleneksel değil, modern eğitim kurumlarındandır.
- D) Rüştiye: Modern ilkokul seviyesinin üstü, ortaokulun altı kabul edilebilecek okullardır. Bunlar da modern eğitim kurumlarındandır.
- Bu bağlamda, modern eğitim kurumlarının yanı sıra geleneksel eğitimi güçlendirmek amacıyla varlığı sürdürülen ve reformlarla desteklenen okul türü medreselerdir.
Cevap B seçeneğidir.