Anlatım bozuklukları TYT Test 2

Soru 05 / 10

🎓 Anlatım bozuklukları TYT Test 2 - Ders Notu

Bu ders notu, TYT Anlatım Bozuklukları Test 2'de karşılaşabileceğin temel konuları, yani hem anlamsal hem de yapısal anlatım bozukluklarını sade ve anlaşılır bir dille özetlemektedir. Amacımız, bu konuları kolayca kavraman ve testte doğru yanıtları bulmana yardımcı olmaktır.

📌 Gereksiz Sözcük Kullanımı

Bir cümlede aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması veya bir sözcüğün anlamının başka bir sözcük ya da ek içinde zaten bulunması durumudur. Cümle gereksiz yere uzar ve anlatım bozukluğu oluşur.

  • Eş anlamlı sözcüklerin birlikte kullanılması.
  • Bir sözcüğün anlamının, başka bir sözcükte veya ekte zaten var olması.

💡 İpucu: Cümleden bir kelimeyi çıkardığında anlam bozulmuyorsa, o kelime gereksiz olabilir.

📝 Örnek: "Henüz daha kararımı vermedim." (Henüz ve daha aynı anlamda) ➡️ Doğrusu: "Henüz kararımı vermedim." veya "Daha kararımı vermedim."

📌 Anlamca Çelişen Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması

Bir cümlede, anlam olarak birbirine zıt veya kesinlik-olasılık bildiren sözcüklerin aynı anda kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin anlamını belirsizleştirir ve çelişki yaratır.

  • Kesinlik bildiren bir sözcükle olasılık bildiren bir sözcüğün aynı cümlede yer alması.
  • Birbirine zıt anlamlı sözcüklerin birlikte kullanılması.

⚠️ Dikkat: Bu tür bozukluklar genellikle "kesinlikle", "mutlaka", "şüphesiz" gibi sözcüklerle "belki", "galiba", "sanırım" gibi sözcüklerin aynı anda kullanılmasıyla ortaya çıkar.

📝 Örnek: "Eminim ki bu projeyi mutlaka bitirmiş olmalılar." (Eminim ve mutlaka kesinlik, olmalılar olasılık bildiriyor) ➡️ Doğrusu: "Eminim ki bu projeyi bitirmişlerdir."

📌 Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Bir sözcüğün cümle içinde, kendi gerçek anlamı dışında veya benzer sesli başka bir sözcükle karıştırılarak kullanılması durumudur. Bu, cümlenin anlamını tamamen değiştirir veya anlamsız hale getirir.

  • Anlamı birbirine yakın, ancak farklı olan sözcüklerin karıştırılması (örneğin, "neden olmak" ve "sağlamak").
  • Sözcüğün bağlama uygun olmayan bir anlamda kullanılması.

💡 İpucu: Cümledeki sözcüğün yerine eş anlamlısını koymayı dene. Anlamda bir tuhaflık varsa, yanlış kullanılmış olabilir.

📝 Örnek: "Bu olayda gençlerin payı azımsanmayacak kadar büyüktü." (Azımsamak: az görmek, küçümsemek; Yadsımak: inkar etmek) ➡️ Doğrusu: "Bu olayda gençlerin payı yadsınamayacak kadar büyüktü."

📌 Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Cümledeki bir sözcüğün, anlamı etkileyecek şekilde yanlış bir konumda kullanılmasıdır. Bu, cümlenin anlamını belirsizleştirebilir, değiştirebilir veya komik bir durum ortaya çıkarabilir.

  • Sözcüğün ait olduğu ögeden uzaklaşması.
  • Bir sözcüğün iki farklı anlama gelecek şekilde konumlandırılması (anlam belirsizliği yaratması).

⚠️ Dikkat: Genellikle sıfatların veya zarfların yanlış yere gelmesiyle oluşur.

📝 Örnek: "Yeni durağa gelmiştik ki otobüs hareket etti." (Durağın yeni olduğu anlamı çıkıyor) ➡️ Doğrusu: "Durağa yeni gelmiştik ki otobüs hareket etti."

📌 Deyim ve Atasözü Yanlışları

Deyimler ve atasözleri kalıplaşmış sözlerdir; sözcükleri değiştirilemez, yerleri değiştirilemez. Bunların anlamlarına uygun olmayan yerlerde kullanılması veya sözcüklerinin değiştirilmesi anlatım bozukluğuna yol açar.

  • Deyimin veya atasözünün anlamına uygun olmayan bir bağlamda kullanılması.
  • Deyimi veya atasözünü oluşturan sözcüklerin değiştirilmesi.
  • Deyimin veya atasözünün eksik kullanılması.

💡 İpucu: Deyimler ve atasözleri, belirli bir durumu veya olayı anlatır. Cümledeki durumla deyimin anlamının uyuşup uyuşmadığını kontrol et.

📝 Örnek: "Sınavı kazanınca etekleri zil çaldı." (Etekleri tutuşmak: telaşlanmak; Etekleri zil çalmak: sevinmek) ➡️ Doğrusu: "Sınavı kazanınca etekleri tutuştu." (Eğer sevinç anlatılmak isteniyorsa doğru deyim "etekleri zil çalmak"tır. Örnekte yanlış kullanım "etekleri tutuşmak" yerine "etekleri zil çalmak" kullanılmasıdır.)

📝 Düzeltilmiş Örnek: "Çok korktuğu için etekleri zil çaldı." (Yanlış kullanım, çünkü etekleri zil çalmak sevinmek demektir.) ➡️ Doğrusu: "Çok korktuğu için etekleri tutuştu."

📌 Özne Eksikliği

Birden fazla yüklemi olan sıralı veya bağlı cümlelerde, ortak öznenin tüm yüklemlere uymaması ya da cümlenin öznesiz bırakılması durumudur. İkinci cümlede özne eksikliği hissedilir.

  • Ortak öznenin tüm yüklemler için uygun olmaması.
  • Cümlede öznenin hiç bulunmaması.

⚠️ Dikkat: Genellikle ikinci cümlenin yüklemi edilgen (başkası tarafından yapılan) bir eylemken, birinci cümlenin öznesi etken (işi yapan) olur ve bu uyumsuzluk özne eksikliğine yol açar.

📝 Örnek: "Kaza yerinden yaralılar hemen hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı." (Kim tedavi altına alındı? "Yaralılar" öznesi ikinci yükleme uymuyor, çünkü "tedavi altına alındı" edilgen. Yaralılar kendi kendini tedavi altına almaz.) ➡️ Doğrusu: "Kaza yerinden yaralılar hemen hastaneye kaldırıldı ve onlar tedavi altına alındı." veya "Kaza yerinden yaralılar hemen hastaneye kaldırıldı ve yaralılar tedavi altına alındı."

📌 Nesne Eksikliği

Birden fazla yüklemi olan sıralı veya bağlı cümlelerde, ortak nesnenin tüm yüklemlere uymaması veya nesnenin hiç kullanılmaması durumudur. İkinci cümlede nesneye ihtiyaç duyulur.

  • Birinci cümlenin nesnesinin, ikinci cümlenin yüklemi için uygun olmaması.
  • İkinci cümlede nesneye ihtiyaç duyulmasına rağmen kullanılmaması.

💡 İpucu: "Neyi?" veya "Kimi?" sorularını sorarak nesneyi bulmaya çalış. Eğer ikinci yüklem için bu soruların cevabı yoksa, nesne eksikliği olabilir.

📝 Örnek: "Bu yazıyı okumuş, çok beğenmiştim." (Neyi beğenmiştim? "Bu yazıyı" nesnesi ikinci yüklem için de geçerli. Problem yok. Ama eğer şöyle olsaydı: "Bu yazıyı okumuş, hemen yayımlamıştım.") ➡️ Doğrusu: "Bu yazıyı okumuş, onu hemen yayımlamıştım."

📝 Başka bir örnek: "Çocuğunu çok sever, her zaman korurdu." (Neyi korurdu? Çocuğunu. Burada nesne eksikliği yok. Ama eğer şöyle olsaydı: "Çocuğunu çok sever, her zaman yanında olurdu." Burada da nesne eksikliği yok. Nesne eksikliği için daha belirgin bir örnek verelim.)

📝 Daha iyi örnek: "Sana güveniyor ve her zaman destekliyorum." (Kimi destekliyorum? Seni. İkinci yüklem için nesne eksik.) ➡️ Doğrusu: "Sana güveniyor ve seni her zaman destekliyorum."

📌 Tümleç Eksikliği (Dolaylı ve Zarf Tümleci)

Sıralı veya bağlı cümlelerde, bir tümlecin (dolaylı tümleç veya zarf tümleci) ortak kullanılması gereken yerlerde, ikinci cümlede eksik bırakılmasıdır. Her yüklemin kendi tümlecini alması gerekir.

  • Dolaylı Tümleç Eksikliği: "Kime?", "Neye?", "Nerede?", "Kimde?", "Neyden?", "Kimden?" sorularına cevap veren ögenin eksik olması.
  • Zarf Tümleci Eksikliği: "Nasıl?", "Ne zaman?", "Niçin?", "Ne kadar?" sorularına cevap veren ögenin eksik olması.

⚠️ Dikkat: Cümleleri ayrı ayrı okuyarak her yüklemin kendi tümlecini alıp almadığını kontrol etmelisin.

📝 Dolaylı Tümleç Örneği: "Ona çok güvenir, her sırrımı anlatırdım." (Kime anlatırdım? Ona. Burada dolaylı tümleç eksikliği yok. Eğer şöyle olsaydı: "Ona çok güvenir, dertleşirdim.") ➡️ Doğrusu: "Ona çok güvenir, onunla dertleşirdim." (Burada "onunla" zarf tümleci eksikliği olurdu. Dolaylı tümleç için başka bir örnek.)

📝 Düzeltilmiş Dolaylı Tümleç Örneği: "Bu kasabaya ilk kez geliyorum, çok beğendim." (Neyi beğendim? Kasabayı. Nereyi beğendim? Burayı. Burada dolaylı tümleç eksikliği yok. Daha iyi bir örnek verelim.)

📝 Daha iyi Dolaylı Tümleç Örneği: "Çocuklara yardım eder, her zaman destek olurdu." (Kime destek olurdu? Çocuklara. İlk cümledeki "çocuklara" dolaylı tümleci ikinci yükleme uymuyor, çünkü "destek olmak" eylemi "kime" değil, "kimlere" veya "neye" değil, "kime" veya "kime destek olmak" ile kullanılır. "Çocuklara destek olmak" doğru. Ama eğer şöyle olsaydı: "Çocuklara kızdı ve bağırdı.") ➡️ Doğrusu: "Çocuklara kızdı ve onlara bağırdı."

📝 Zarf Tümleci Örneği: "Bu konuyu hiç sevmez, bahsetmezdi." (Neyden bahsetmezdi? Bu konudan. Eksik olan dolaylı tümleç. Zarf tümleci için örnek verelim.)

📝 Daha iyi Zarf Tümleci Örneği: "Okula her gün gelir, derslerine çalışırdı." (Nasıl çalışırdı? "Gelir" fiilinin zarf tümleci "her gün"dür. "Çalışırdı" fiilinin zarf tümleci eksik.) ➡️ Doğrusu: "Okula her gün gelir, her gün derslerine çalışırdı."

📌 Yüklem Eksikliği

Sıralı veya bağlı cümlelerde, bir cümlenin yükleminin eksik bırakılmasıdır. Her cümlenin veya yargının kendi yüklemi olmalıdır.

  • Birleşik veya sıralı cümlelerde, ilk cümlenin yükleminin ikinci cümleye uymaması veya ikinci cümlenin yükleminin tamamen eksik olması.

💡 İpucu: Cümleyi oluşturan her yargının bir yüklemi olup olmadığını kontrol et. Özellikle zıtlık bildiren bağlaçlarla kurulan cümlelerde sık görülür.

📝 Örnek: "Ben lise mezunuyum, kardeşim ise üniversite." (Kardeşim üniversite ne? "Mezunu" yüklemi eksik.) ➡️ Doğrusu: "Ben lise mezunuyum, kardeşim ise üniversite mezunu."

📌 Çatı Uyuşmazlığı

Bir cümlede birden fazla fiilimsi veya yüklem varken, bunların çatı (etken/edilgen) yönünden birbiriyle uyumsuz olmasıdır. Genellikle fiilimsilerle yüklem arasında görülür.

  • Cümledeki fiilimsiler etken, yüklem edilgen; ya da fiilimsiler edilgen, yüklem etken olması.
  • Bir cümlenin fiil veya fiilimsilerinden birinin etken, diğerinin edilgen çatılı olması.

⚠️ Dikkat: Fiilimsi olan cümlelerde bu hataya daha sık rastlanır. Cümledeki eylemlerin hepsinin aynı çatıdan (ya hepsi etken ya da hepsi edilgen) olmasına dikkat et.

📝 Örnek: "Sorular dikkatlice okunup cevaplandı." (Okunup: edilgen, cevaplandı: etken) ➡️ Doğrusu: "Sorular dikkatlice okunup cevaplandı." (İkisi de edilgen) veya "Soruları dikkatlice okuyup cevapladım." (İkisi de etken)

📌 Özne-Yüklem Uygunsuzluğu

Özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk, kişi veya olumluluk-olumsuzluk yönünden uyumsuzluk olmasıdır.

  • Tekillik-Çoğulluk Uygunsuzluğu: Özne insan dışı varlık veya soyut bir kavram olduğunda yüklem tekil olmalı; özne insan ve çoğulsa yüklem çoğul veya tekil olabilir (ancak genellikle çoğul tercih edilir).
  • Kişi Uygunsuzluğu: Özne ile yüklemin bildirdiği kişinin uyuşmaması.
  • Olumluluk-Olumsuzluk Uygunsuzluğu: Olumlu bir öznenin olumsuz bir yüklemle, olumsuz bir öznenin olumlu bir yüklemle kullanılması. (Örn: "hiçbiri" olumsuz yüklem ister.)

💡 İpucu: Özne insan ve çoğulsa yüklem tekil de çoğul da olabilir. Ancak insan dışı varlıklar, bitkiler, hayvanlar veya soyut kavramlar çoğul özne olduğunda yüklem mutlaka tekil olmalıdır.

📝 Tekillik-Çoğulluk Örneği: "Ağaçlar sonbaharda yapraklarını dökerler." (Ağaçlar insan dışı varlık, yüklem tekil olmalı) ➡️ Doğrusu: "Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker."

📝 Kişi Uygunsuzluğu Örneği: "Ben ve sen bu işi bitirmelisin." (Özne "biz", yüklem "bitirmeliyiz" olmalı) ➡️ Doğrusu: "Ben ve sen bu işi bitirmeliyiz."

📝 Olumluluk-Olumsuzluk Örneği: "Hiçbiri ders çalışmıyorlar." (Hiçbiri olumsuz bir özne, yüklem tekil olmalı) ➡️ Doğrusu: "Hiçbiri ders çalışmıyor."

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Ana Konuya Dön:
Geri Dön