Bu ders notu, TYT Anlatım Bozuklukları Test 2'de karşılaşabileceğin temel konuları, yani hem anlamsal hem de yapısal anlatım bozukluklarını sade ve anlaşılır bir dille özetlemektedir. Amacımız, bu konuları kolayca kavraman ve testte doğru yanıtları bulmana yardımcı olmaktır.
Bir cümlede aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması veya bir sözcüğün anlamının başka bir sözcük ya da ek içinde zaten bulunması durumudur. Cümle gereksiz yere uzar ve anlatım bozukluğu oluşur.
💡 İpucu: Cümleden bir kelimeyi çıkardığında anlam bozulmuyorsa, o kelime gereksiz olabilir.
📝 Örnek: "Henüz daha kararımı vermedim." (Henüz ve daha aynı anlamda) ➡️ Doğrusu: "Henüz kararımı vermedim." veya "Daha kararımı vermedim."
Bir cümlede, anlam olarak birbirine zıt veya kesinlik-olasılık bildiren sözcüklerin aynı anda kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin anlamını belirsizleştirir ve çelişki yaratır.
⚠️ Dikkat: Bu tür bozukluklar genellikle "kesinlikle", "mutlaka", "şüphesiz" gibi sözcüklerle "belki", "galiba", "sanırım" gibi sözcüklerin aynı anda kullanılmasıyla ortaya çıkar.
📝 Örnek: "Eminim ki bu projeyi mutlaka bitirmiş olmalılar." (Eminim ve mutlaka kesinlik, olmalılar olasılık bildiriyor) ➡️ Doğrusu: "Eminim ki bu projeyi bitirmişlerdir."
Bir sözcüğün cümle içinde, kendi gerçek anlamı dışında veya benzer sesli başka bir sözcükle karıştırılarak kullanılması durumudur. Bu, cümlenin anlamını tamamen değiştirir veya anlamsız hale getirir.
💡 İpucu: Cümledeki sözcüğün yerine eş anlamlısını koymayı dene. Anlamda bir tuhaflık varsa, yanlış kullanılmış olabilir.
📝 Örnek: "Bu olayda gençlerin payı azımsanmayacak kadar büyüktü." (Azımsamak: az görmek, küçümsemek; Yadsımak: inkar etmek) ➡️ Doğrusu: "Bu olayda gençlerin payı yadsınamayacak kadar büyüktü."
Cümledeki bir sözcüğün, anlamı etkileyecek şekilde yanlış bir konumda kullanılmasıdır. Bu, cümlenin anlamını belirsizleştirebilir, değiştirebilir veya komik bir durum ortaya çıkarabilir.
⚠️ Dikkat: Genellikle sıfatların veya zarfların yanlış yere gelmesiyle oluşur.
📝 Örnek: "Yeni durağa gelmiştik ki otobüs hareket etti." (Durağın yeni olduğu anlamı çıkıyor) ➡️ Doğrusu: "Durağa yeni gelmiştik ki otobüs hareket etti."
Deyimler ve atasözleri kalıplaşmış sözlerdir; sözcükleri değiştirilemez, yerleri değiştirilemez. Bunların anlamlarına uygun olmayan yerlerde kullanılması veya sözcüklerinin değiştirilmesi anlatım bozukluğuna yol açar.
💡 İpucu: Deyimler ve atasözleri, belirli bir durumu veya olayı anlatır. Cümledeki durumla deyimin anlamının uyuşup uyuşmadığını kontrol et.
📝 Örnek: "Sınavı kazanınca etekleri zil çaldı." (Etekleri tutuşmak: telaşlanmak; Etekleri zil çalmak: sevinmek) ➡️ Doğrusu: "Sınavı kazanınca etekleri tutuştu." (Eğer sevinç anlatılmak isteniyorsa doğru deyim "etekleri zil çalmak"tır. Örnekte yanlış kullanım "etekleri tutuşmak" yerine "etekleri zil çalmak" kullanılmasıdır.)
📝 Düzeltilmiş Örnek: "Çok korktuğu için etekleri zil çaldı." (Yanlış kullanım, çünkü etekleri zil çalmak sevinmek demektir.) ➡️ Doğrusu: "Çok korktuğu için etekleri tutuştu."
Birden fazla yüklemi olan sıralı veya bağlı cümlelerde, ortak öznenin tüm yüklemlere uymaması ya da cümlenin öznesiz bırakılması durumudur. İkinci cümlede özne eksikliği hissedilir.
⚠️ Dikkat: Genellikle ikinci cümlenin yüklemi edilgen (başkası tarafından yapılan) bir eylemken, birinci cümlenin öznesi etken (işi yapan) olur ve bu uyumsuzluk özne eksikliğine yol açar.
📝 Örnek: "Kaza yerinden yaralılar hemen hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı." (Kim tedavi altına alındı? "Yaralılar" öznesi ikinci yükleme uymuyor, çünkü "tedavi altına alındı" edilgen. Yaralılar kendi kendini tedavi altına almaz.) ➡️ Doğrusu: "Kaza yerinden yaralılar hemen hastaneye kaldırıldı ve onlar tedavi altına alındı." veya "Kaza yerinden yaralılar hemen hastaneye kaldırıldı ve yaralılar tedavi altına alındı."
Birden fazla yüklemi olan sıralı veya bağlı cümlelerde, ortak nesnenin tüm yüklemlere uymaması veya nesnenin hiç kullanılmaması durumudur. İkinci cümlede nesneye ihtiyaç duyulur.
💡 İpucu: "Neyi?" veya "Kimi?" sorularını sorarak nesneyi bulmaya çalış. Eğer ikinci yüklem için bu soruların cevabı yoksa, nesne eksikliği olabilir.
📝 Örnek: "Bu yazıyı okumuş, çok beğenmiştim." (Neyi beğenmiştim? "Bu yazıyı" nesnesi ikinci yüklem için de geçerli. Problem yok. Ama eğer şöyle olsaydı: "Bu yazıyı okumuş, hemen yayımlamıştım.") ➡️ Doğrusu: "Bu yazıyı okumuş, onu hemen yayımlamıştım."
📝 Başka bir örnek: "Çocuğunu çok sever, her zaman korurdu." (Neyi korurdu? Çocuğunu. Burada nesne eksikliği yok. Ama eğer şöyle olsaydı: "Çocuğunu çok sever, her zaman yanında olurdu." Burada da nesne eksikliği yok. Nesne eksikliği için daha belirgin bir örnek verelim.)
📝 Daha iyi örnek: "Sana güveniyor ve her zaman destekliyorum." (Kimi destekliyorum? Seni. İkinci yüklem için nesne eksik.) ➡️ Doğrusu: "Sana güveniyor ve seni her zaman destekliyorum."
Sıralı veya bağlı cümlelerde, bir tümlecin (dolaylı tümleç veya zarf tümleci) ortak kullanılması gereken yerlerde, ikinci cümlede eksik bırakılmasıdır. Her yüklemin kendi tümlecini alması gerekir.
⚠️ Dikkat: Cümleleri ayrı ayrı okuyarak her yüklemin kendi tümlecini alıp almadığını kontrol etmelisin.
📝 Dolaylı Tümleç Örneği: "Ona çok güvenir, her sırrımı anlatırdım." (Kime anlatırdım? Ona. Burada dolaylı tümleç eksikliği yok. Eğer şöyle olsaydı: "Ona çok güvenir, dertleşirdim.") ➡️ Doğrusu: "Ona çok güvenir, onunla dertleşirdim." (Burada "onunla" zarf tümleci eksikliği olurdu. Dolaylı tümleç için başka bir örnek.)
📝 Düzeltilmiş Dolaylı Tümleç Örneği: "Bu kasabaya ilk kez geliyorum, çok beğendim." (Neyi beğendim? Kasabayı. Nereyi beğendim? Burayı. Burada dolaylı tümleç eksikliği yok. Daha iyi bir örnek verelim.)
📝 Daha iyi Dolaylı Tümleç Örneği: "Çocuklara yardım eder, her zaman destek olurdu." (Kime destek olurdu? Çocuklara. İlk cümledeki "çocuklara" dolaylı tümleci ikinci yükleme uymuyor, çünkü "destek olmak" eylemi "kime" değil, "kimlere" veya "neye" değil, "kime" veya "kime destek olmak" ile kullanılır. "Çocuklara destek olmak" doğru. Ama eğer şöyle olsaydı: "Çocuklara kızdı ve bağırdı.") ➡️ Doğrusu: "Çocuklara kızdı ve onlara bağırdı."
📝 Zarf Tümleci Örneği: "Bu konuyu hiç sevmez, bahsetmezdi." (Neyden bahsetmezdi? Bu konudan. Eksik olan dolaylı tümleç. Zarf tümleci için örnek verelim.)
📝 Daha iyi Zarf Tümleci Örneği: "Okula her gün gelir, derslerine çalışırdı." (Nasıl çalışırdı? "Gelir" fiilinin zarf tümleci "her gün"dür. "Çalışırdı" fiilinin zarf tümleci eksik.) ➡️ Doğrusu: "Okula her gün gelir, her gün derslerine çalışırdı."
Sıralı veya bağlı cümlelerde, bir cümlenin yükleminin eksik bırakılmasıdır. Her cümlenin veya yargının kendi yüklemi olmalıdır.
💡 İpucu: Cümleyi oluşturan her yargının bir yüklemi olup olmadığını kontrol et. Özellikle zıtlık bildiren bağlaçlarla kurulan cümlelerde sık görülür.
📝 Örnek: "Ben lise mezunuyum, kardeşim ise üniversite." (Kardeşim üniversite ne? "Mezunu" yüklemi eksik.) ➡️ Doğrusu: "Ben lise mezunuyum, kardeşim ise üniversite mezunu."
Bir cümlede birden fazla fiilimsi veya yüklem varken, bunların çatı (etken/edilgen) yönünden birbiriyle uyumsuz olmasıdır. Genellikle fiilimsilerle yüklem arasında görülür.
⚠️ Dikkat: Fiilimsi olan cümlelerde bu hataya daha sık rastlanır. Cümledeki eylemlerin hepsinin aynı çatıdan (ya hepsi etken ya da hepsi edilgen) olmasına dikkat et.
📝 Örnek: "Sorular dikkatlice okunup cevaplandı." (Okunup: edilgen, cevaplandı: etken) ➡️ Doğrusu: "Sorular dikkatlice okunup cevaplandı." (İkisi de edilgen) veya "Soruları dikkatlice okuyup cevapladım." (İkisi de etken)
Özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk, kişi veya olumluluk-olumsuzluk yönünden uyumsuzluk olmasıdır.
💡 İpucu: Özne insan ve çoğulsa yüklem tekil de çoğul da olabilir. Ancak insan dışı varlıklar, bitkiler, hayvanlar veya soyut kavramlar çoğul özne olduğunda yüklem mutlaka tekil olmalıdır.
📝 Tekillik-Çoğulluk Örneği: "Ağaçlar sonbaharda yapraklarını dökerler." (Ağaçlar insan dışı varlık, yüklem tekil olmalı) ➡️ Doğrusu: "Ağaçlar sonbaharda yapraklarını döker."
📝 Kişi Uygunsuzluğu Örneği: "Ben ve sen bu işi bitirmelisin." (Özne "biz", yüklem "bitirmeliyiz" olmalı) ➡️ Doğrusu: "Ben ve sen bu işi bitirmeliyiz."
📝 Olumluluk-Olumsuzluk Örneği: "Hiçbiri ders çalışmıyorlar." (Hiçbiri olumsuz bir özne, yüklem tekil olmalı) ➡️ Doğrusu: "Hiçbiri ders çalışmıyor."